Gündem |

Abdurrahman Dilipak'tan ağır satırlar...

Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü köşesinde “Bayram öncesi bir özeleştiri yapayım dedim” diyerek tepki çeken ifadeler kullandı.

Dilipak yazısında şu ifadeleri kullandı;

''Şimdiki “zıpırlar”ın dedeleri tırnakları ile kazıyarak bir yerlere geldiler. Onların oğulları ilk yarıda sırtlarında yük taşıdılar. Eşleri kapıcılık yapanların kimileri açgözlü ve açıkgözlü idiler. “Az zamanda birçok iş başarıp”, emeksiz kazancın sırrını keşfettiler. İhtirasları akıllarından büyüktü. “Devletin malı deniz yemeyen domuz” mantığı ile hareket ettiler. Namusu ile çalışanlardan da başarılı olanlar oldu, kimi kazandığı ile yetinip kanaat etti, harama uçkur çözmediler, devlet malını “yetim malı” bildiler, yemediler, yedirtmediler. Bunlar sağda da var, solda da. Liberal geçineni de var, milliyetçi geçineni de, dindar geçineni de. Akıllarınca Hacca gider defteri sildirtirler, yolun sonuna varınca tevbe ederler. Hem zaten Allah affedicidir ve affetmeyi sever!

Kaşığı belinde dolaşan birileri helal - haram demediler. Rüşvet, torpil demediler. “Gayeye giden her yol meşru idi” bunlar için. Vurgunlarını gizlemek için, haram malın zekatı olmayacağını, haram malla hayır yapılmayacağını bilmezden gelerek, yediklerinin zekatı etmez bir parayla cami, okul, yurt yaptılar. Oralara adlarını verdiler. Hem Allah’ı, hem de insanları kandırmaya çalıştılar akıllarınca.

Şimdi ne mi yapıyorlar. Korkuyorlar. Paniklediler. Uykuları kaçıyor. Kimileri azgın ihtiraslarının peşinde koşuyor, mafyalaşıyor, tehditler savuruyor. Öfkeleri korkuları kadar büyük bunların.

Ne demişler: “Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste”. “Zulm ile abad olunmaz”.. Elbet bir gün mutlaka haram yiyenler kusarlar. Din gününde cehenneme doğru giderken, çaldıkları malları sırtlarında taşırlar.''

Dilipak yazısının son bölümünde de şöyle dedi:

“Bayram öncesi bir özeleştiri yapayım dedim. Tevbe’nin kabul olması için bu nefs muhasebesi şart. Çalanlar, çaldıklarını bir şekilde geri vermeden, ‘evlerinin temelindeki komşusundan çaldığı taşı söküp geri vermeden’, helalleşmeden bağışlanmayacaklar. Bu kamburdan, bu kanserli urdan kurtulmak istiyorsanız, elimizi çabuk tutalım. Başka türlü, Kurban kavramının tahtında müstetir olan Allah’a yakınlaşmak zor! Bunu yapmadan Hacca gitmiş olmakla, namaz kılıp, dua etmekle günahlarımız affedilmeyecek. Yetim malı yiyenlerin namazları boşa gitmiştir, duaları da Allah’a ulaşmaz! Benden söylemesi, selâm ve dua ile.”