Gündem

3 ilçeyi içine alan fay parçasında anormallik!

İstanbul'da beklenen olası depreme ilişkin elde edilen verileri paylaşan Kandilli yöneticileri, ürküten bir açıklamada bulundu. Silivri, Kumburgaz ve Büyükçekmece ilçelerini içine alan fay parçasında anormallik yaşandığını ifade eden yöneticiler, bu alanların "olası kırılma beklenen alan" olarak tanımladı.

İstanbul'da yaklaşık 20 yıldır beklenen büyük depreme ilişkin Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden önemli açıklamalar geldi.

Milliyet'e konuşan Enstitü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ile Kandilli Rasathanesi Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, pandemi döneminin deprem araştırmalarının hızını sekteye uğratmasından yakındı.

Prof. Dr. Haluk Özener, "Deniz tabanına yerleştirdiğimiz elektrik alan ölçüm cihazları, tabandaki kabuk deformasyonlarını belirleyen açılma ölçerlerin yanı sıra deniz tabanı mikro-deprem ölçüm cihazları ile tabandaki sismik gözlemlere ait veriler bize yeni bilgiler sundu." diyerek şu ifadeleri kullandı:

"İlk bulgular 'batı paçası' dediğimiz segmentte yılda 1.5 santim sağ yanal atım gözlemlendi. Yani Kuzey Anadolu Fay Hattı yılda 2.5 santim batıya doğru kayarken, Tekirdağ-Şarköy açıklarından Marmara Ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) 1.5 santim sağ yanal atım, yine bu segmentte 1 santimlik sürekli enerji salınımı tespit edildi. Bu boşalım diğer segmentlere göre daha düşük bir risk olarak yorumlanabilir. Tekirdağ-Şarköy açıklarından Marmara Ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) boyunca yapılan ölçüm sonuçlarına göre bu alandaki deprem riski Silivri'den-Büyükçekmece açıklarına uzanan orta segmentten daha düşük olarak yorumlanabilir."

SİLİVRİ, KUMBURGAZ VE BÜYÜKÇEKMECE OLASI KIRILMANIN BEKLENDİĞİ ALAN

Dr. Doğan Kalafat da "Özel ölçüm cihazlarından alınan bilgilerin analizinden yararlandık. Batı segmentindeki yoğun enerji boşalımı söz konusu." diyerek şunları söyledi:

"Ancak Orta Marmara'da daha sıkıntılı bir tablo söz konusu. Bu segmentte en son meydana gelen depremin 1766'da olduğu çeşitli bilim adamları tarafından kabul edilmektedir. Yaklaşık 250 yılı aşkın süredir deprem olmamış bir alanda riskin daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca orta segmentte Japonlar ile yaptığımız çalışmada, sismik hızlarda değişkenlikler, hız kontrasları görülmüştür. Düşük hıza sahip alanlarda sismik aktivite daha yüksek ancak sismik aktivitenin düşük olduğu alanlarda sismik hızların yüksek olduğunu gördük. Eldeki verilere göre Silivri açıklarından Büyükçekmece'ye doğru uzanan orta segmentin gelecekte meydana gelebilecek depremler için aday olduğu şeklinde yorumlanabilir. Hız kontrasları olası kırılmanın olacağı yerleri gösteriyor. Yalova açıklarından Prens Adaları'nın önünden doğru uzanan parçadaki çalışmaları henüz tamamlamış değiliz. Şimdiye kadar elde ettiğimiz verilere göre yüksek anomalilerinin görüldüğü orta segment (Silivri-Kumburgaz-Büyükçekmece) açıkları. Olası kırılmanın beklendiği alan olarak öne çıkıyor."