Türklüğün koca bilgesi, sevgi anıtı: Prof. Dr. Timur Kocaoğlu ve “Sevgi sözleri”

Zakir Avşar

ABD’ye ilk uzun süreli gelişimde ismini bildiğim, yazılarını okuduğum, bir kez de karşılaşmış olduğum Timur Kocaoğlu hocamla ağabey-kardeş hukukumuz gelişti. Bilimsel ilgi alanlarımız da benzer olunca ilişkimiz arttı. Birlikte Türkistan Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi’nde onbeş gün geçirdik. Yine onunla Türkistan coğrafyasını birlikte gezme imkanı oldu.

Hocam, Türklüğün gurur kaynağı, büyük kahraman ve Anadolu’daki milli mücadele hareketine en büyük katkıyı veren, Atatürk’ün dostu Buhara Cumhurbaşkanı Osman Hoca’nın oğlu ve tanınmış bir bilim insanı olduğu içindir ki, Türkistan’ın her yerinde büyük bir ilgi ve sevgi ile karşılandık ve ağırlandık. Türkistan’da Timur Hoca ile olmanın tüm ayrıcalık ve güzelliklerini yaşadım. O ise büyük bir kahramanın, bir cumhurbaşkanının oğlu edalarında değil, o toprakların sıradan bir evladı tevazuu ile herkesi kucaklıyor, herkesi insanlığı ile kuşatıyordu.

Şimdi yine bir bilimsel proje dahilinde birlikte çalışmak üzere ABD’ye geldim ve hocamın seçkin kişiliği ve bilim insanlığı ile güzel ve verimli günler geçiriyorum.

Ancak, Timur Kocaoğlu’nu, sadece seçkin bir bilim insanı ve büyük bir Türk düşünürü, Türk dünyası sevdalısı olarak görmek ona haksızlık olur.

Hoca, çok farklı derinlikleri olan çok kıymetli yönleri bulunan bir “insan”…

Pek çok dili iyi bilir. Çok iyi konuşur. Hepsinde çok güzel metinler oluşturacak şekilde yazar. Ancak, bütün bu bildiği dillerden sadece Türkçe’ye aşıktır. Türkçe’nin tüm lehçe ve şivelerine hakimdir.

13 Şubat günü idi, Türkiye’den beklediği bir kargo geldi. Açtık. İçinden yüzde yüz Türkçe sözcüklerle yazılmış arı duru yırlar (şiirler)kitabı çıktı.

İlk imzalı nüshası bendedir.

Şiirin içine doğmuş bir insan olan Timur Hoca, “Türkçe edebi bir dil değildir” diyen bir hocasının münasebetsizliğinden yola çıkarak, yıllardır sadece Türkçe sözcüklerle şiirler yazardı. Bunları sosyal medyada paylaşırdı. Biz de hep kitap olmasının iyi olacağını belirtirdik. Sanırım ülkemizin güzide şairlerinden ve şiir eleştirmenlerinden değerli akademisyen dostum Mehmet Can Doğan’ın da bu yönde çok ısrarları oldu. Neticede bu güzel kitap ortaya çıktı.

Ben elbette şiir eleştirmeni değilim. Sıradan bir şiir okuyucusuyum. Ama kitabın kapağını açtıktan itibaren içinde koca bir yürek görmeme mani değil bu durumum.

“SEVGİDE

Kimi gözden geçer kimi yürekten/kimi yolda kalır kimi sevgide…”

Ve onun Türklük için çarpan güzel yüreğinden Elçibey’in uçmağa varışının ardından yazdığı dizeler:

“O GÜZEL BİR KUŞTU

Elçibey bir kuştu güzel/göğümüzde uçtu çok az

bölünmüş dağılmış yerde/soruştu konacak bir yer

ne biz olduk ona bir dal/ne bize yük oluştu o

koştu uçmağa appak/ondan bize kalansa

güvenli doğru duruştu…

O güzel bir kuştu, tez uçtu…”

Çok yaşa, mutlu yaşa, çok yaz Timur bilgem… Senin Türklük için çarpan sevgi dolu yüreğine ihtiyacımız var.