Türkiye gazetesi yazarı suçladı, Enver Altaylı'nın ailesi yanıt verdi! - Gündem
16℃
İstanbul
23 Eylül 2017
Noktası virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz...

Türkiye gazetesi yazarı suçladı, Enver Altaylı'nın ailesi yanıt verdi!

Türkiye gazetesi yazarı Batuhan Yaşar, eski MİT mensubu Enver Altaylı'nın FETÖ davasında tutuklanması hakkında ciddi iddialar paylaştı. Enver Altaylı'nın ailesinden ise bu suçlamalara jet yanıt geldi...

Gündem
Türkiye gazetesi yazarı suçladı, Enver Altaylı'nın ailesi yanıt verdi!

Türkiye gazetesi yazarı Batuhan Yaşar, "FETÖ kaç dedi Enver Altaylı kaçamadı..." başlığını taşıyan yazısında, Enver Altaylı'nın tutuklanma süreci hakkında önemli iddialar ortaya attı.

Altaylı'nın FETÖ'den “Mehmet Barıner’i de kaçır!..” talimatı aldığını belirten Batuhan Yaşar, bu operasyonun sonuç vermemesi üzerine Altaylı'ya "kaç" emri iletildiğini öne sürdü.

Yaşar'ın bu iddialarına Altaylı ailesinden jet yanıt geldi. Aileden yapılan yazılı açıklamada; "Yazıda Mehmet Barıner'i kaçırmasına dair talimat geldiği iddiası yazılmış. Bu talimatı kim, ne zaman, nerede, ne karşılığında vermiş?! Dosyada böyle bir delil, belge olmadığı halde tamamen kurgu ürünü böyle bir şeyin yazılması ayıp değil mi?" ifadelerine yer verildi.

frekjgntgg

İşte Türkiye gazetesi yazarı Batuhan Yaşar'ın yazısının ilgili bölümü;

Enver Altaylı’ya FETÖ eliyle yaptırılmak istenen kirli planlar bir bir ortaya çıkıyor..

Güvenilir kaynaklardan yeni ve önemli bilgilere ulaştık..

CIA bağlantılı Enver Altaylı, FETÖ tarafından Türkiye’ye niye gönderildi biliyor musunuz?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı itibarsızlaştırma çalışmalarında başrol oynaması için..

Ama detaylara geçmeden bir şeyin altını çizmemiz lazım..

Adam eski MİT’çi filan değil..

‘Yarım yüzyıl’ önce teşkilattan atılmış..

Israrla “eski MİT’çi” diye yazılıp çizilmesi başka bir algı operasyonunun parçası olabilir..

Neyse biz konumuza dönelim:

Almanya ve ABD bağlantıları sayesinde NATO’da çalışan FETÖ’cüleri kim örgütledi ve yönlendirdi dersiniz?

Evet aynı isim Enver Altaylı..

Operasyona geldiği o kadar belli ki..

Tüm mal varlığını (arsalar, evler, banka mevduatları ve hisse senetlerini) kızlarının üzerine geçiriyor..

Türkiye öncesinde uçuş noktaları da çok dikkat çekici:

ABD, Almanya, İngiltere, İrlanda, Afganistan ve 15 Temmuz sonrası adını çok sık duyduğumuz BAE arasında mekik dokuyor...

Türkiye’ye giriş yapar yapmaz FETÖ’den bir talimat daha geliyor:

-“Mehmet Barıner’i de kaçır!..”

Mehmet Barıner MİT’ten FETÖ nedeniyle ihraç edilen kişi..

KAÇ ALTAYLI AMCA KAÇ...

Teşkilattan atılan Mehmet Barıner’in avukatı Recep Seyhan “Amca” diye hitap ettiği Enver Altaylı’yı arıyor:

Recep Seyhan kamuoyunda FETÖ’cülerin avukatı olarak biliniyor:

-“Kaç amca hemen.. Mehmet Barıner’i tutukladılar.. Sıra sana geldi.. Seni de tutuklayacaklar…”

Bunun üzerine Enver Altaylı ABD’deki bağlantılarıyla temasa geçiyor..

ABD’den gelen talimat dikkat çekici:

“Sakın teslim olma.. Verilen talimatları uygulamaya devam et..”

Bunun üzerine Antalya Korkuteli’de Dağ Köyü Yazır’da saklanmaya başlıyor..

Tam da Yunan adalarına kaçmaya hazırlanırken istihbarat ve emniyetin mükemmel operasyonuyla yakalanıyor..

Türkiye’ye o kadar donanımlı gelmiş ki; yakayı ele vermemek için normal hatla değil hep uydu telefonu ile haberleşmiş..

“MÜSTERİH OLUN... YOLCULUĞUNUZ…”

FETÖ’cü Mehmet Barıner, Enver Altaylı ile ilgili ifadesinde aslında her şeyi açıklığa kavuşturuyordu:

-“Yurt dışına kaçma kararı aldıktan sonra Enver Altaylı WhatsApp üzerinden beni arayarak ‘sıkıntı yapmayın, müsterih olun, iyi bir yolculuk yapacaksınız’ dedi.. Almanya’ya kaçacaktım..”

LE CERCLE BAĞLANTISI...

Enver Altaylı’nın yakalanması ile aslında Türkiye düşmanlarının kullandığı network da ortaya çıkarılmış oldu..

Emir komuta zinciri açık edildi..

Altaylı aynı zamanda Alman vatandaşı..

Le Cercle ile içli dışlı.. Konferanslar veriyor, toplantılara katılıyor..

Le Cercle ne mi?

Siyaset ve ekonomi dünyasının üst düzey isimlerinin akredite olduğu, uluslararası siyasete yön veren derin yapı..

Elini kolunu sallayarak Le Cercle kapısından içeri girip çıkıyor..

KONTROLLÜ DARBE DE ALTAYLI’NIN İŞİ...

Enver Altaylı sıradan biri değil..

Derin bağlantıları var..

Stratejik algı yönetimini profesyonelce yapıyor..

Geçen hafta alınan ifadesi ile dikkat çekici bilgilere ulaşıldı..

Mesela mı dediniz?

Enver Altaylı;

-15 Temmuz darbe girişiminin “kontrollü darbe” olduğu yönündeki raporlar ve yazılarla FETÖ’cüleri yönlendiriyor..

-Yine 15 Temmuz’un kurgu olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yolla rakiplerini tasfiye ettiğini söylüyor..

-“Erdoğan ve Türkiye’nin dönüşümü” propaganda metnini hazırlayıp FETÖ’cü eski askerlere veriyor.. Vermekle kalmıyor dağıtımını da bizzat kendisi yapıyor..

Türkiye artık toprakları üzerinde operasyon yapılmasına izin vermiyor.. Kimsenin gözünün yaşına da bakmıyor...

* ALTAYLI AİLESİNDEN YANIT GELDİ

Türkiye Gazetesi Yazarı Batuhan Yaşar'ın "Fetö kaç dedi Enver Altaylı kaçamadı" başlıklı yazısı hakkında ailesinin cevabi metnini noktası virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz:

1- Enver/Onur Altaylı Çiftinin Mal Varlığı Üzerine

Enver beyin üzerinde bir tane cep telefonu var. Sadece Halk Bank'ta emeklilik maaşının yattığı bir hesap var.

Banka hesabında herhangi bir mevduat yok, herhangi bir hisse senedi de yok, yıllarca da olmadı. Dolayısıyla iddia edildiği gibi bir devir yok.

Enver-Lütfiye Altaylı çifti 2001-2002'de Almanya'daki evlerini satıp 2003'te Antalya'da Manavgat'ta Evrenseki'de bir ev yaptılar ve orada yaşamaya başladılar. Bu ev, en başından beri eşi Lütfiye Onur Altaylı'ya ait.

Kızı Zehra'nın 500 m bir arsası var. Bunu yaklaşık 3-4 yıl önce aldılar. Bunun değeri de 300 bin TL civarında. Kızları kendileri ile yaşarken bir jest olarak aldılar. Zaten evlenen kızları Zehra da kocasıyla birlikte Annesinin evinde yaşıyor, eve yardım ediyor.

Kızları Zehra'ya yer aldıkları için diğer kızları olan Dilara'ya da Enver beyin üzerinde olan ve diğer arsayla fiyat olarak eşit 1,3 dönümlük Evrenseki'de bir arsa verdiler. Bunun devrini yaklaşık 1 sene önce yaptı. Yerin değeri 200-300 bin TL. Bu yerin yüzölçümü daha fazla olsa da köyün daha dışında olduğu için fiyatı düşük.

Yaklaşık 4 sene önce Enver beyin eşi, işlettiği pansiyonlardan elde ettiği gelir ile Manavgat Tilkiler mevkiinde 25 dönüm boş arsayı zeytinlik yapmak üzere köylüden aldı. Yer, Manavgat merkeze 30 km uzak ve yerin alış fiyatı o dönem 70-80 bin TL.

Bir de Onur hanımın babasından kendisine kalan İstanbulda ev ve dükkanlar kaldı. Babası emekli Albay Mahmut Celalettin Ataer. Dedesi Sultan Vahdettin'in Başyaveri. Kalan mirası 3 kardeş satıp paylaştılar. Buradan gelen parayla Onur hanım Evrenseki'de 3-4 sene önce bir stüdyo daire aldı. Bunun fiyatı 300-400 bin Tl kadar.

Onur Altaylı'nın bir Dacia Sandaeo diye düşük kalite bir arabası var. (60 bin Tl) Bir de 2011 model Ford Ranger kamyoneti var. (40-45 bin TL) Bunu da evinin bahçe/havuz/meyve sebze vb işleri için kullanıyor.

Bunun dışında Enver-Onur Altaylı çiftinin başka bir malvarlığı bulunmuyor. Dolayısıyla Altaylı aile adına kaçırılan göçürülen herhangi bir mal varlığı bulunmuyor.

2- Enver Beyin Yurt Dışı Seyahatleri

- Enver beyin kızı Türkmen Altaylı, Almanya'nın Frankfurt kentinde yaşayan bir doktor. Türkmen Altaylı, 1-2 yıl önce evlilik yaptı. 7-8 ay önce de Türkmen'in çocuğu dünyaya geldi. Enver bey, gerek düğün hazırlıkları, düğün, torunun doğumu, sonrasında bazen sırf evde torun bakmak için Frankfurt'a gitti. Hatta şu anda Onur hanım, Türkmen'in bir konferansa katılımı olduğu için Frankfurt'a gitti ve torununa bakmak durumunda kaldı.

- Enver beyin Türkiye'de Doğan Yayıncılıktan basılmış ve çok sayıda satışı yapılmış bir kitabı var. Bu kitabın İngiltere'de gerek İngilizce'ye tercüme edilmesi, gerek yayın eviyle anlaşılması, gerek son düzenlemelerin ve pr ının yapılması için kendisinin müteaddit defalar İngiltere'ye gitmesi gerekiyordu ve gitti. Aynı kitabın Amerika'da basımı, satışı ve pr ın için bir dizi görüşme yapmak üzere Washington'a gittiği biliniyor. Yine Enver bey, İrlanda'da Belfast Üniversitesi'nde akademik çalışma yapmak üzere buraya seyahat etti, ikamet etti.

- Bunun dışında Enver Altaylı'nın TC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Dışilişkilerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın, TC Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan ve dönemin Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile doğrudan yüz yüze, mesajlaşma ile ve aracılarla defalarca yürütülen trafik dolayısıyla gerek Washington gerekse de Londra'da (ilgililerin içeriğine vakıf olduğu) bir dizi temasta da bulundu; bu temasların sonuçlarını da ilgililere aktardı. Bunlar TC Devletinin lehine yürütülmüş faaliyetlerdi. Bu bağlamda yürütülen görüşmelerden birisi Fetö liderini Türkiye'ye iade etmek üzere kendisine lobi yaptığı General Michael Flyyn ile yürüttüğü görüşmelerdir ki belgeleri elimizde mevcuttur.

3- Yazıda Mehmet Barıner'i kaçırmasına dair talimat geldiği iddiası yazılmış. Bu talimatı kim, ne zaman, nerede, ne karşılığında vermiş?! Dosyada böyle bir delil, belge olmadığı halde tamamen kurgu ürünü böyle bir şeyin yazılması ayıp değil mi?

4- Altaylı, kız kardeşi Şükran Yılmaz'ın evinde kalırken göz altına alındı. O süreçte telefonda veya başka bir şekilde kiminle ne görüştüğünü ailesi bilmiyor. Ancak aile Yunanistan'a kaçmak üzere iken suçüstü yakalandığı iddiasını reddediyor. Göz altına alındığı Korkuteli'ne en yakın deniz sınırı 100 km, Şükran hanımın evi dağ evi ve yaylada...

5- Enver beyin kız kardeşine aldırdığı telefon ve hat dışında herhangi bir telefonu yok. Ailenin bildiği kadarıyla bir uydu telefonu da yok. Buna dair bir bilgi belge varsa Sn Yazardan yayınlamasını istiyoruz.

6- Le Cercle, uluslararası düzeyde kendi alanlarında uzman görülen kişilerin davet edildiği bir fikir ve tartışma platformu olup Sn Altaylı da Orta Asya üzerinde uzmanlığı dolayısıyla davet edildiği bir yer. Ayrıca Altaylı'nın yeni bir kitap üzerine uluslararası anlamda tanınmış bir akademisyenle İrlanda'da çalıştığı biliniyor.

Le Cercle katılımcıları arasında Türkiye'nin dost ülkesi Katar'ın Emir ailesinden önceki Başbakan Hamad bin Casim, Dost ülke Pakistan'ın Eski Başbakanı Şevket Aziz ve Binazid Butto, dost ülke Suudi Arabistan Kraliyet Ailesinden Prens Türki El Faysal gibi isimler bulunuyor.

Dolayısıyla Türkiye'ye müzahir ülkelerden müzahir isimlerin de katıldığı bir platformu doğrudan Türkiye aleyhtarı olarak tanımlamak ne kadar doğru olabilir?!

7- Türkiye'deki darbe girişiminin kontrollü olduğuna dair Fetö ve iltisaklı şahıslar ile bir dizi Türkiye karşıtı Avrupa ülkesinin değerlendirmelerine dair bir dizi yayın darbeden beri 1 yıldır yapılıyor.

Ancak bunun dışında Ana Muhalefet partisi dahil, ülke içerisindeki legal yapıların da, 15 Temmuz gecesi ve öncesine dair henüz aydınlatılamamış hususlar itibariyle benzer söylemleri açıkça dile getirdiği biliniyor. Kamuoyu yoklamalarında da bu görüşe sahip olan ve Fetöcü olmayan çok sayıda insanın varolduğu görülebilir.

Enver beyin, 15 Temmuz gecesine dair görüşleri kendisini bağlar ve ne olduğuna dair elimizde birşey olmadığı için aile olarak biz de "şudur, budur" diyemiyoruz. Ancak yazıda iddia edildiği yönde görüşleri varsa da bu görüşleri dile getiren başta ana muhalefet liderimiz olmak üzere herkesin tutuklanması mı gerekecek?!

8- "Erdoğan ve Türkiye'nin dönüşümü" adı altında Enver beyin bir propoganda metni yazdığından aile olarak haberimiz yok. Bu ve benzeri başlıkla internette Türkçe ve diğer dillerde bir dizi yazı yazıldığı görülüyor. Dolayısıyla iddia edilen yazının Enver beye ait olup olmadığı, tercüme olup olmadığı, yorumsuz bir şekilde paylaşılıp paylaşılmadığına dair bir bilgimiz yok. Yazının içeriğinden, bir eleştiri niteliğinde mi olup olmadığından haberimiz yok. Yazarın da haberinin olmadığını düşündüğümüz için açıklanması durumunda biz de neyle karşı karşıya olduğumuzu bileceğiz.