Solcu gazeteci İsmail Saymaz'dan 'Türk Ocağı' sürprizi - Medya
25℃
İstanbul
26 Eylül 2017
İsmail Saymaz reyiz!

Solcu gazeteci İsmail Saymaz'dan 'Türk Ocağı' sürprizi

İsmail Saymaz 30 Aralık'ta milliyetçi dernek Türk Ocağı'nda konferans verecek

Medya
Solcu gazeteci İsmail Saymaz'dan 'Türk Ocağı' sürprizi

Gazeteci İsmail Saymaz, İstanbul Türk Ocağı'nda sevenleriyle bir araya geliyor.

İstanbul Türk Ocağı'nın düzenlediği '100 Yıl Sohbetleri' kapsamında okurlarıyla ve sevenleriyle bir araya gelecek olan Saymaz, 'Türkiye'de gazetecilik' üzerine bir konuşma yapacak.

Konferans, 30 Aralık 2016, saat 18.00'de Türk Ocağı'nın İstanbul Çemberlitaş'taki merkezinde başlayacak.

İSMAİL SAYMAZ KİMDİR?

İsmail Saymaz, 11 Temmuz 1980 tarihinde Rize'de doğdu. İlkokul ve lise öğrenimini Rize'de tamamladı.

Saymaz 15 yaşındayken yerel radyolarda edebiyat programları yaptı. Daha sonra ise yerel televizyon kanallarındaki tartışma programlarına katıldı. Gazetecilik hayatına ise ilk olarak Rize'de başladı.

Lise yıllarında 'Ülkücü' bir düşünce yapısına sahip olmuş ardından da edebiyat öğretmeninin önerdiği kitaplar ile sol kesime ilgi göstermiştir. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldu.

261220161621206846414_3.jpg

2002 yılında Radikal gazetesinde görev yapmaya başladı. İnsan hakkı ihlalleri ve düşünce özgürlüğü üzerine çeşitli haberler yaptı ve bu konularda kitaplar yayınladı.

2014 yılında ise Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından yılın “100 Basın Kahramanı” listesinde yer aldı.

Saymaz gazetecilik mesleği dışında çeşitli haber kanallarındaki tartışma programlarına da katılmaktadır.

* Türk Ocakları nedir?

Türk Ocakları, 1912 yılında İstanbul’da bir kültür derneği olarak kurulmuş ve Cumhuriyet döneminde Türkiye’de millî devletin oluşumuna katkıda bulunmuş milliyetçi örgüttür. 1931’de 260’ı geçen şubesi, 30.000‘i aşkın üyesiyle ülkenin en güçlü sivil kuruluşu durumuna gelen dernek cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’nın emri doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi ile birleştirilmiş; 1949 yılında yeniden canlandırılmıştır. Faaliyetlerini günümüzde 77 şubede sürdürmektedir, genel merkezi Ankara’dadır.

Amacı “Türk milliyetçiliği” olan derneğin amblemi 1912’de kabul edilen cepheden görülen “Bozkurt” başıdır.

Türk Ocakları Derneği, II. Meşrutiyet sonrasında Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan azınlıkların Osmanlı Devleti’nden ayrılmak için kurdukları milliyetçi derneklere karşılık aynı sınırlar içinde yaşayan Türklerin haklarını korumak üzere kuruldu. Daha önce aynı amaçla kurulmuş ancak uzun süreli olmamış Türk Derneği (1908) ve Türk Yurdu Cemiyeti (1911)’nin devamı niteliğinde bir kuruluştu.

Türklerin sosyal, ekonomik, kültürel seviyelerini yükseltmek amacı için politikaya girmeden hizmet edecek bir dernek kurulması fikri, o devirde sayıları gittikçe artan Türkçü yayınlarda ortaya atılmış ve Askeri Tıbbiye öğrencileri tarafından benimsenmişti.

Görüşlerine başvurulan kişilerden alınan destekle, 20 Haziran 1911 tarihli ikinci toplantıda milliyet fikrine dayalı bir dernek kurulmasına karar verildi. Dr. Fuat Sabit (Ağacık) Bey’in teklifi ile derneğe Türk Ocağı adı verildi.

20 Haziran 1911 tarihli toplantıda Türk Ocağı Kurucu Heyeti üyeleri şu şekilde tespit edildi: Mehmet Emin, Ahmet Ferit, Ahmet Ağaoğlu, Fuat Sabit.

İttihad ve Terakki Fırkası’nın tek parti iktidarı döneminde (1913-1918) diğer derneklerin kapatılmasına rağmen Türk Ocakları kapatılmayan üç dernekten birisi olarak (diğerleri Müdafaa-i Millîye Cemiyeti ve Donanma Cemiyeti) çalışmalarını sürdürdü. İstanbul dışında şubeler (ocak) açıldı.1913 kongresinde 1200 olan üye sayısı 1918 kongresi yapıldığı sırada 2550’ye ulaştı; açılan ocak sayısı ise 35’i buldu.

Türk Ocağı, Milli Mücadele döneminde (1918-1922) varlığını evrak üzerinde aralıksız sürdürdüyse de İstanbul’un işgali sırasında Ocak binasının da İngiliz askerleri tarafından basıp işgal edilmesi (12 Mart 1920) üzerine çalışmalarına fiilen ara verdi. Ocaklılar Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’da destek verdiler ve TBMM hükümeti kurulduğunda ocağın Merkezi Ankara’ya yerleşti.

261220161621336847664_3.jpg

İngilizlerce fiilen kapatılmasından önce dernek, İzmir'in işgali’ni protesto etmek ve ulusal direnişi örgütlemek için çalıştı. İzmir’in işgalinden bir gün önce Redd-i İlhak Beyannamesi İzmir Türk Ocağı’nda kaleme alınmış ve Ocak’ta toplanan direnme taraftarlarınca Anadolu’ya duyurulmuştu.

Mustafa Kemal’in önerisiyle İzmir’in işgalini protesto için İstanbul’da düzenlenen ünlü Fatih ve Sultanahmet mitinglerine Türk Ocakları öncülük etti. Son Osmanlı Mebusan Meclisi için gerçekleşen seçimlere Türk Ocakları Başkanı Hamdullah Suphi de katıldı ve Antalya mebusu olarak mecliste yer aldı; Misak-ı Milli’nin mecliste kabul edilmesinde etkili oldu.

12 Mart 1920’de Türk Ocakları binasını basan İngiliz kuvvetleri derneğin kütüphane ve koleksiyonlarını dağıttı, birçok üyeyi Malta’ya sürdü. Başkan Hamdullah Suphi ve tutuklanmaktan kurtulabilen pek çok Ocaklı Anadolu’ya geçerek Milli Mücadeleye katıldı. Fiilen savaşan Ocak gönüllülerinden oluşturulan “Sakarya İzci Oymağı” adlı birliğin tamamına yakını Sakarya Savaşı’nda şehit düştü.

Zaferin kazanılmasının ardından üye sayısı hızla artan Türk Ocakları’nın şube sayısı 9 Eylül 1922’de İzmir’in işgalden kurtuluşundan sonra kısa süre içinde 54’e çıktı.

12 Mart 1920’de faaliyetlerine ara vermiş olan Türk Ocakları Derneği Cumhuriyetin İlanından sonra yeniden Ankara’da açıldı. Hükümet konağının arkasındaki bir kahvehane Ankara’daki ilk ocak binası oldu. Dernek, başlatılan inkılâpların başlıca destekçisi ve yayıcısı olarak faaliyet gösterdi.

Yeniden teşkilatlanan ve şube sayısı 71’e ulaşan dernek, 22-26 Nisan 1924 tarihlerinde -42’si aynı zamanda milletvekili olan- 64 delegenin katılımı ile “Türk Ocakları Birinci Umumî Kongresi”’ni düzenledi. Aynı yıl, Bakanlar Kurulu kararı ile Türk Ocakları’na kamu yararına çalışır dernek statütüsü verildi.

24 Mart 1931 günü Cumhurbaşkanı Atatürk, Türk Ocaklarını dönemin şartları gereği Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) ile birleştirme kararı aldı. Türk Yurdu Dergisi 233. sayı ile yayına ara verdi. 10 Nisan 1931’de Ankara’da Türk Ocaklarının son ve olağanüstü kongresi toplandı, Türk Ocaklarının CHF’ye katılması ve bütün mallarının CHF’ye devredilmesi kararını tespit eden metin oy birligi ile kabul edildi.

Kapatılan ocakların yerini, CHF’ye bağlı bir gençlik ve kültür yan kuruluşu olan “Halkevleri (1932) aldı.

Türkiye’de çok partili demokratik yaşama getirdikten sonra Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından Türk Ocakları’nı yeniden açma çalışması başladı. İstanbul Türk Ocağı 10 Mayıs 1949’da Hamdullah Suphi’nin babasından kalma Abdülatif Suphi Paşa Konağı’nda açıldı. İlk yönetim kurulunda şu isimler yer aldı: Dr. Hasan Ferit Cansever, Burhanettin Develioğlu,Ahmet Mazhar Âkifoğlu, Dr.Fethi Erden, Ragıp Nurettin Ege,Tevfik Noyan, Cevat Mustafa Emecan,Cemil Behçet.

Açılışta, beş maddelik “Türk Ocağı Beyannamesi” yayınlandı. 7 Ağustos 1949’da gerçekleşen ilk kongrede Hamdullah Suphi Bey genel başkan oldu.

1984-1986 arasında önemli bir faaliyetti olmayan Türk Ocakları, 1986’da bir hamle yaparak yeniden faaliyetlerine başladı. 23 Nisan’daki kurultayın ardından 29 Mayıs 1986’da Ankara Şubesi açıldı.

Bunu pek çok yeni şubenin açılışı takip etti. Ocaklar, çalışmalarına dergi ve kitap yayınları, konferanslar, sempozyumlar, anma günleri ile devam etmektedir.