Sohtaoğlu: Türkiye Suriye’de uzun süre kalacak! SuperHaber-Özel - Röportaj
TSK, İdlib’e intikal etti…

Mete Sohtaoğlu: Türkiye Suriye’de uzun süre kalacak! SuperHaber-Özel

Gazeteci Mete Sohtaoğlu TSK’nın İblib’e intikalinden sonraki durumu SuperHaber’den Arzu Erdoğral’a değerlendirdi.

Röportaj
Mete Sohtaoğlu: Türkiye Suriye’de uzun süre kalacak! SuperHaber-Özel

TSK’nın şu an İdlib’in kuzey bölümünde olduğunu söyleyen Gazeteci Mete Sohtaoğlu, YPG’nin birkaç gündür İdlib’in kuzeyine bir harekat düzenleyeceğiz tarzındaki açıklamalarına dikkat çekti. Softaoğlu, bizzat orada Türk Silahlı Kuvvetleri bulunduğunu söyleyerek bu anlamda “YPG’nin İdlib’in kuzeyine yönelik her türlü saldırısı aynı zamanda Ankara’ya karşı aynı zamanda Moskova’ya karşı aynı zamanda da İran’a karşı bir hareket olarak algılanacaktır” dedi. Softaoğlu, uluslararası bir mutabakat ile girildiği için de böyle bir durumda çok farklı bir cevap gelmesinin de olası olduğunu ifade etti.

TSK’NIN ANA MİSYONU ÇATIŞMAMAZLIĞI SAĞLAMAK

-TSK biliyorsunuz ÖSO ile birlikte İdlib’te intikal etti. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

TSK oraya bir çatışma için gitmiş değil. Öncelikle bunu ifade edelim. Uluslararası mutabakat ile bulunan bir birlik. Uluslararası meşruiyeti olan bir konuşlanma bu. TSK’nın orada silahlı gruplar ile çatışmaya gireceği gibi bir misyonu yok. Çatışmasızlık yani silahlı grupların birbiriyle ve Esad rejimiyle de çatışmamasını sağlayıp bazı bölgelerin boşaltılması ana misyon. Tabi ilk etapta özellikle Türkiye’nin hassasiyetlerinden dolayı başta Afrin’in güney bölgesi olmak üzere Hatay’a kadar uzanacak bölgede Türkiye, sınırlarını koruyacak şekilde önlem alacaktır. Daha sonra İdlib’in içine geçecektir. Şu an TSK’nın girdiği yerden itibaren 34-35km’lik mesafe var. Merkeze gelmesi için daha bir süre gerekecek. Müzakere ve ikna çalışmaları devam ediyor. Çok sayıda grup var. Hepsi birbiri ile rakip birbiri ile çatışmalı. O yüzden bu ikna süreci uzun sürecektir. Ama dediğim gibi Türkiye önce sınırlarını koruma altına alacak şekilde TSK konuşlanacak gibi duruyor. Afrin’i tepeden gören tepe vardı, ilk etapta oraya konuşlanmışlar. Artık Afrin’i o bulunduğu bölgeyi tamamen kontrol altına almış durumda. Burada özellikle şunu da belirteyim basın yayın organlarında yer aldı. Orada hiçbir grup TSK’ya eşlik etmiyor. TSK’nın etrafı boşaltılmış durumda. TSK’nın bulunduğu bölgeden bu çatışmasızlık gözlem karakolu askeri üs ne derseniz deyin bu bölgeden tüm silahlı gruplar Darat Izza tarafına çekilmiş durumda. Heyetu Tahriru’ş Şam’da dahil olmak üzere bölgede hiçbir silahlı grup yok. Bu önemli bir nokta çünkü basın yayın organlarında işte TSK’ya şu grup eşlik etti hala yanlarında gibi haberler var ama bunlar doğru değil. TSK şu an İdlib’in kuzey bölümünde. Burada tabi ciddi bir nokta var. YPG’nin birkaç gündür açıklamaları var. İdlib’in kuzeyine bir harekat düzenleyeceğiz ya da orada muhaliflere yönelik bir harekat düzenleyeceğiz tarzında. Bir önceki söylediğim cümleye binaen burada artık Suriyeli muhalifler yok. Fırat Kalkanı grupları da yok. Bizzat orada Türk Silahlı Kuvvetleri var. Bu anlamda YPG’nin İdlib’in kuzeyine yönelik her türlü saldırısı hava ve top atışı ateş açması aynı zamanda Ankara’ya karşı aynı zamanda Moskova’ya karşı aynı zamanda da İran’a karşı bir hareket olarak algılanacaktır. Dediğim gibi uluslararası bir mutabakat ile girildiği için de böyle bir durumda çok farklı bir cevap gelmesi de olasıdır. Çünkü bölgede YPG’nin askeri anlamda yapacağı bütün davranışlarda Ankara, Moskova ve İran tarafından diğer bölgelerde olduğu gibi çatışmasızlık kurallarını ihlal kapsamında değerlendirilecek. Bu anlamda konjonktür değişti. Burada ilk etap da başka kontrol noktaları ile başka bölgeler oluşturulacak. Silahlı gruplarla müzakereler devam edecek. Başka bölgelere ittirileceklerdir. Burada tabi Fırat Kalkanı gruplarının İdlib’e girişiyle ilgili bir sıkıntı var. Silahlı gruplar Halep döneminde bu grupların yeteri kadar çaba göstermediğini, kenti terk ettiklerini ve kalanların Rus bombardımanına rağmen Halep ile halkı korumak adına orada kaldıklarını söyleyerek suçlamalarda bulunuyorlar. Müzakerelerde böyle bir pürüz çıktı. Diğer bir pürüz de hemen hemen tüm silahlı gruplar nüfus alanlarında geçtiğimiz dönemde İdlib’te yerel seçimler yapmışlardı. Yerel konseylerini oluşturmuşlar ve İdlip halkı seçime gitmişti. Bulundukları mahallelerde, beldelerde, ilçelerde kendi yöneticilerini seçtiler. Tabi bunun üstünde silahlı grupları da hakimiyet alanlarına kattığınız zaman neticede burada İdlib halkı kendi seçtiği yöneticilerin ve insanların olduğunu düşünüyor. Yine Ankara’dan giden güvenlik yetkilileri ile olan müzakereler esnasında silahlı grupların hepsinin bağlı bulundukları yerel yönetimleri, Fırat Kalkanı güçlerine devretmeme yönünde talep ve itirazları oldu. Bu iki maddede müzakerelerde pazarlık var. Her grubun farklı istek ve talepleri olacaktır. Türkiye burada çok uzun bir süre kalacak. Yani Suriye’deki çatışmaların bitmesinden sonra politik süreç olgunlaşana kadar ki her ne kadar ılımlı bir iklim olsa da Şam rejimi ile Ankara’nın kafasındaki Suriye fotoğrafı oturana kadar bugüne kadar orada tuttuğu hiçbir yeri terk etmeyecek. YPG’nin de durumunun netleşmesinden sonra tatmin olduğu takdir de Ankara Suriye’de çıkar. Ama uzun yıllar Türkiye Suriye’de kalacak. Hatta sadece İdlib ile sınırlı da değil Ekim’deki Astana ve Cenevre görüşmelerinden sonra Hama ve Lazkiye’ye de uzanacak bir planlama. Önümüzdeki dönemlerde planlamalara bağlı olarak TSK’nın bir görev üstlenmesi beklenmeli.

TSK’NIN ORADA OLMASI BÜTÜN GRUPLARIN İŞİNE GELİYOR

-Hayli uzun bir süreç olacağa benziyor…

Evet çünkü her bir grup birbiri ile rakip ve aslında bir anlamda TSK’nın orada olması bütün silahlı grupların işine geliyor. Hem çatışmamış hem de silah ve malzemede kaptırmamış, en önemlisi de bölünmemiş oluyorlar. Ama müzakereler ilerledikçe o gruplardan da bölünmeler başlayacak. İtiraz edenler olduğu gibi kabul edenlerde olacak.

SİLAHLI GRUPLAR NE YAPACAK?

-İtiraz edenlere ne olacak? Onlarla silahlı bir çatışmaya girilebilir mi?

İlerde muhtemelen boşalttıkları bölgelerden başka bir yere gidecekler. İdlib’in güney bölgesinde yani Türkiye’nin olmayacağı bir bölgede Esed rejimi ve Rusya’nın hava desteği ile o bölgeye yönelik bir hava harekatı düzenlenecek gibi gözüküyor. Burada en çok sorulan sorulardan biri “bu silahlı gruplar ne yapacak, Türkiye’ye mi dönecek?” Hayır, Türkiye sınırlarını tamamen kapattı. Bunun bir kez daha altını çizelim. Kesinlikle böyle bir giriş ve pazarlık olduğunu düşünmüyorum. İdlib’den böyle bir bilgide almadım. Ama şunu söyleyebilirim; burada daha önce Cerablus, Fırat Kalkanı bölgelerinde olduğu gibi silah bırakanların, bir şekilde çatışmasızlık şemsiyesi altına giren grupların eğer bir takım suçlara karışmamışlarsa ÖSO yapılandırması altında yerel polis gücü olarak resmi kayıt altına alınarak devam etmesi düşünülebilir.