Şeytanın Doğuşu (First Born-2017)

Ayla İbar

Tür: Dram, Korku / Yapım: Amerika /Yönetmen: Nirpal Bhogal

“Biraz gerilim, biraz psikoloji, biraz aile sorunlarını işleyen yeni bir film”
Hint kökenli Nirpal Bhogal tarafından yönetilen “Şeytanın Doğuşu” (First Born) filmi bu hafta vizyonda seyircileri ile buluşuyor. Korku ve gerilim filmlerinde; şeytanın hakimiyeti altına giren insanlar, şeytanın bebeği, şeytanın yeniden dünyaya gelişi gibi konular alışık olduğumuz senaryolardır. Bu filmin Türkçe adı “Şeytanın Doğuşu” olsa da konu genel olarak sadece şeytana odaklanmıyor. Doğa üstü varlıklar, negatif yaratıklar ile devam eden film aile içi psikolojik savaşı, sorunlu olan ya da farklı olan çocukların yetiştirilmesini, ebeveyn olabilme sorunlarını işliyor.

Filmin konusuna bakınca; genç bir çift plansız bir hamilelik sonrasında hayatlarını birleştiriyorlar. Kısa bir süre sonra onlara katılan güzel kız bebeğine “Thea: tanrıça” ismini veriyorlar. Ancak bu güzel bebek ailenin hayatına kontrol edilmesi zor olaylar ile birlikte geliyor. Bu çerçevede hem anne baba hem de ailenin diğer büyükleri kendi sorunları ve travmaları ile yüzleşerek bu farklı çocuğu kötülüklerden korumaya ve hayata bağlamaya çalışıyorlar.

Senaryosunu Nirpal Bhogal ve Sean Hogan’ın birlikte kaleme aldığı filmde korku ve gerilim öğelerinin yanı sıra psikolojik ve toplumsal sorunları da bir arada gündeme getirmeyi planlamış. Farklı ya da özellikleri olan çocuklar, aile ve eğitimcilerin bu çocuklara bakışı, tehlike ve sorunların yetişkinler tarafından idaresi ve en önemlisi çocuk yetiştirme konuları masaya yatırmak istemiş. Travmalar, zor hayatlar, çaresiz ve devam eden sorunlar üzerinden giderken birçok kavram bir arada filmin senaryosunda yerini almak istemiş. Ancak bu kadar çok konu ve kavram bir arada tam olarak işlenebilmiş ve seyirciye ulaşabilmiş mi bu biraz tartışılır.

Beklendiği gibi kan ve şiddet ağırlıklı bir örgü ağı kullanılmıyor, ses efektleriyle zaman zaman gerilim tırmansa da doğa üstü varlıkların tasarımı, çekim teknikleri ve film içindeki yeri hayal kırıklıklarına neden oluyor. Ne gerilimi ne de verilmek istenen mesajları hissedebiliyorsunuz. Senaryoda biraz beklenti yaratmak isteğiyle yapılan sürpriz gelişmeler maalesef ki yerini bulamıyor, tümüyle inandırıcılığını ve kendi içinde tutarlılığını kaybediyor. Bunların yanı sıra Charlie-anne (Antonia Thomas), James-baba (Luke Norris), Alistair-büyükbaba (Jonathan Hyde), Elizabeth (Eileen Davies) gibi bilindik isimlerin dikkat çekmeyen, çok da inandırıcı olmayan oyunculuk performansları ilave olunca çok da keyifle izlenen bir yapım ortaya çıkmıyor.

Özetle; tüm film çalışmaları büyük ekipler, emeklerle hazırlanıyor. Büyük umutlar ve beklentilerle seyircilere sunuluyor. Ancak “Şeytanın Doğuşu” filmine baktığımızda bu emeklerin izleyicilere geçtiğini söylemek biraz zor. Hem senaryo hem işleyiş hem final hem de oyunculuk anlamında beklentileri karşılamıyor. Ne yazık ki çok tavsiye edebileceğim bir film değil. Ancak mutlaka korku sineması izlerim ve hiç film kaçırmam derseniz iyi seyirler.