Senarist Yiğit Güralp, ‘Kuyu’nun öyküsünü filme uyarlıyor / Kuyu'nun hikayesi nedir? Sarıl filmi hikayesi nedir? - Gündem
Ayla'nın senaristinden "Sarıl" geliyor...

Kuyu'nun öyküsü film oluyor!

Beykoz’da düştüğü 65 metrelik kuyudan 11 gün sonra kurtarılan ve Kuyu adı verilen köpeğin hikâyesi filme uyarlanıyor

Gündem
Kuyu'nun öyküsü film oluyor!

HT Magazin’de yer alan habere göre, ‘Ayla’nın senaristi Yiğit Güralp’ın yazıp yönettiği ‘Sarıl’ isimli filmin çekimlerine haziran ayında başlanacak.

Yiğit Güralp, “Bu müthiş olayla dünyaya ‘Türkler böyle insanlar mıymış?’ dedirtmek istiyorum” dedi.

KUYU'NUN ÖYKÜSÜ

ürkiye günlerdir İstanbul Beykoz’da 45 metrelik bir kuyuya düşen kangal cinsi yavru köpekten gelecek güzel habere kilitlendi. 10 gün yerin metrelerce aşağısında, bulunduğu yere uzatılan halatın ucuna takılan küçük bir ışığın etrafında, kendisine gönderilen besinlerle yaşam mücadelesi veren köpek için tecrübeli madencilerden itfaiyecilere, hayvanseverlerden liseli öğrencilere kadar büyük-küçük herkes ekip ruhuyla seferber oldu. Ve ‘Kuyu’ adı verilen yavru köpeğin esareti 10 gün sonra dün sabah uykusunda son buldu, kuyudan benzersiz bir umut çıktı.

İTFAİYEDE KALACAK Kuyu’yu, Beykoz Korusu’nda konuşlu bulunan Beykoz İtfaiyesi’nin sahipleneceği öğrenildi. Genişliği sadece 32 santimetre olan bir alandan kuyuya düşen yavru köpeğin kurtarılmasında, Maden Mühendisi Prof. Dr. Orhan Kural’ın girişimleriyle Zonguldak’taki Türkiye Taş Kömürü İşletmeleri’nden (TTK) İstanbul’a gelen madencilerin katkısı büyüktü. Zira, TTK’dan görevliler, Soma’daki maden faciası ve daha nice kurtarma çalışmalarına katılmış, üniversitelerde seminerler vermiş bir ekipti. TTK Kozlu Müessesesi Büyük Hazırlık Birimi’nde görevli 4 kişlik o ekip, 3 kazı şefi, 1 de maden mühendisinden oluşuyor. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın talimatıyla önceki gün İstanbul’a gelen ekibin başındaki isim, 17 yıllık maden işçisi Şendoğan Arık... Tecrübeli madenci, kurtuluşun detaylarını Habertürk’le şöyle paylaştı:

‘MALZEMELER NALBURDAN’

“Görevlendirilince arkadaşlarımızla bir gece önceden çalışma yaptık. Galata Köprüsü’ndeki hırdavatçılara gidip piston, bağlantı aparatları, 50 metrelik PVC halat aldık. Beykoz’da da bir nalburdan tel, su borusu... Olay yerinde liseliler de vardı. Robot kol tasarımlarını gösterdiler. Onları kırmamak için kolu aşağıya indirmelerine onay verdik. Ancak robot kol içeride 1 metre ilerlemeden kırıldı. Böyle olunca köpek de ürktü. Arkadaşlara tasarımlarını geliştirmelerini söyleyip çalışmaya devam ettik.

Kuyu, kurtarıldıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Fatih’teki hayvan hastanesinde muayene edildi. Tartıda 14.5 kilo gelen 4 aylık Kuyu’da su ve kilo kaybı olmadığı belirtildi. Yavrunun röntgenleri de temiz çıktı.

‘İLKEL BİR YÖNTEMLE’

Sistem, tamamen hırdavatçı ve nalburdan aldığımız malzemelerle yaptığımız ilkel bir yöntemdi. 46 metrelik su borusuna 50 metrelik halatı ve 30 santimlik piston geçirdik, borunun ucuna da telden yaptığımız çemberi ve kamerayı taktık. 30 kiloluk bir ağırlık vardı. 20’ye yakın kişi çektik bu aparatı yukarı çekerken. Bu şekilde gece 01.00’e kadar uğraştık olmadı, B planımız ise jeoloji mühendisi arkadaşımızın kuyunun dibinden açacağı 1.20 metrelik yatay bir sondajdı. Buna gerek kalmadı.” 17 yıldır madene inmesine rağmen yavru köpeğin bulunduğu yere çekinerek gittiklerini söyleyen Şedoğan Arık, şöyle devam etti: “Kuyu, bir insanın giremeyeceği kadar ufaktı. Madende bize lazım olan kadar alan kazdığımız için oraya girememe sorunumuz olmaz. Ama burası farklıydı. Enkazın altında kalan bir kişiyi daracık bir alandan 6 metre sürünerek kurtarmıştım. Oraya çok zor sığmıştım, zayıf bir insan olmama rağmen. Her şeye rağmen bu müjdeyi verdik herkese. Şimdi Zonguldak yolundayız. Biraz uyuduktan sonra deniz seviyesinden 630 metre aşağıya inip kazı yapacağız.”