Şampiyonlar emek istiyor...

Zakir Avşar

  • »
  • Spor

Dünya Taekwondo Şampiyonası Kore’nin Muju şehrinde gerçekleştirildi. Dünyanın her ülkesinden binlerce sporcunun, spor yöneticisinin ve meraklısının buluştuğu Şampiyonada Türkiye takım halinde dünya ikincisi olurken, kızlarda iki altın ve bir gümüş madalya ile kendi tarihimiz bakımından da çok büyük bir başarıya ulaştı. Sporcularımızın ve teknik heyetimizin bu büyük ve görkemli başarısı kuşkusuz ki aziz Türk milleti bakımından da büyük bir gurur vesilesi idi. Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, Gençlik ve Spor Bakanı her başarı sonrası sporcularımızı ve bizleri arayarak kutladı, onore ettiler.

Başarı tesadüfi ve bir defaya mahsus değildir. Sistematik, yoğun ve azimli bir çabanın eseri olarak ortaya çıkmıştır. Adım adım ilerlemeler kaydedilmiştir. Tamamı bu ülkenin öz evlatlarından oluşan ve tabandan itibaren özenle takip edilip bu günlere getirilmiş sporcularımızla ve yine tamamı kendi içimizden çıkmış teknik adam ve antrenörlerle, ama her şeyden önce dünya şampiyonluğunu tatmış, bu büyük gururu sporcu olarak da aziz milletimize yaşatmış bir başkan ve yine aynı yollardan geçip şampiyonluklar yaşayıp yaşatmış bir teknik direktör ile elde edilmiştir. Tarihe kayıt düşmek bakımından bunları belirtmemiz şarttır.

Dünya şampiyonasının yapılacağı Muju’nun rakımı ile eşit olar bir yerde sporcularımız kampa alınmış; beslenme ve gıdalarına önem verilmiş, kafile ile birlikte Türkiye’den aşçı ve gıda malzemeleri de götürülerek çocuklarımızın yaşayabileceği tüm sorunlar ortadan kaldırılmıştır. Şunu açıkça belirtmek lazım ki, Muju’da Korelilerden sonra en rahat eden, şartlara en fazla uyum gösteren takım Türk milli takımı olmuştur.

Kore’deki tek başarımız bu değildir. Türkiye hem Dünya Taekwondo hem de Avrupa Taekwondo Federasyonu yönetimlerinde en üst düzeyde yer almıştır. Değerli dostum Federasyon Başkanımız Doç. Dr. Metin Şahin Dünya Taekwondo yönetimine beşinci kez ve en yüksek oyla seçilen tek isimdir. Yine değerli arkadaşım Ali Sağırkaya da Dünya Taekwondo muhasip üyesi olarak seçilmiştir. İkisini de kutluyorum. Avrupa Taekwondo yönetiminde de Metin Şahin dostum asbaşkan olarak, değerli arkadaşlarım Oktay Duymaz ve Ali Sağırkaya ise yönetim kurulu üyeleri olarak görev almışlardır. Bunlar çok önemli sportif başarılardır. Dünyanın en yaygın sportif alanlarından birinde böylesine büyük ve önemli teşkilatlarda görevler üstlenmek ülkemiz için de çok önemli diplomatik ataklardır.

Türkiye çok saygın bir yerdedir. Bu saygınlığını ülkemizin değerli yöneticilerinin ilgileri ve takdirleri daha da perçinlemektedir. Elde edilen başarılar sonrası Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve Bakanımızın telefonları ve kutlamalarının duyulması ile de Türk milli takımına ilgi ve saygı tüm ülkeler nezdinde hissedilmiştir. Arkasında ülkesini ve devletini hisseden sporcunun motivasyonu, spor adamının duruşu değişmektedir.

Türkiye sporda çağ atlamıştır. Bunun bilinmesi lazımdır. Bu başarılar kesinlikle hormonsuzdur. Dopingsizdir, hilesizdir, hurdasızdır. Emeğin mahsulüdür. Dürüstçe elde edilmiş, helal başarılardır. Türk spor yönetimi, her branşta başarı için oloğanüstü bir çaba içindedir. Sayın Bakan, değerli Müsteşar, Spor Genel Müdürü ve tüm bakanlık çalışanlarımız, spor adamlarımız, federasyonlarımız, klüplerimiz sportif başarıya odaklanmış, tesis ve imkanlar konusunda sporcularımızın en iyiye ulaşmaları için insanüstü gayretlere girmişlerdir.

Netice itibariyle Türkiye’nin her yerinde her branşta milyonlarca lisanslı sporcumuz bulunmaktadır. Federasyonlarımız ve spor klüplerimiz sporun kitleselleşmesi için tüm imkanlarını seferber etmektedir.

Bu konular üzerinde yeri geldikçe duracağız. Sporun daha iyi noktalara taşınması için elini taşın altına koyanları, hayatını adayanları sıklıkla anacağız.

Burada, bir kez daha elde edilen başarıda emeği olan, alın teri olan, sağduyu ve uzak görüşlülük ile hedef ortaya koyan sayın Bakan, Müsteşar, genel müdür ve federasyon başkanımızı, teknik direktörümüzü, antrenörlerimizi, spor adamlarımızı, tüm sporcularımızı yürekten kutluyorum. Bu gururu her zaman ve her alanda yaşamak arzusundayız ve bu da hakkımız…