Necmettin Öğretmen... - Zakir Avşar
24℃
İstanbul
27 Temmuz 2017
Zakir Avşar
Zakir Avşar

Necmettin Öğretmen...

Necmettin Öğretmen...

Yazarlar

Geçtiğimiz günlerde aracı yakılan ve kaçırılan ama hayatta olması için dua ettiğimiz Necmettin Öğretmen’in cansız bedeni Munzur’un sularından dışarı vurdu… Gencecikti, umutları vardı. İdealleri vardı… Ülkesini, insanlarını seviyordu. Bayrağın dalgalandığı her yerde görev yapmayı bir onur olarak görüyordu. Kalbi asil ve aziz Türk milleti için çarpıyordu…

Daha önce yine hayatının baharında pırıl pırıl bir genç, idealist vatan evladını, Aybüke Öğretmen’i şehit etmişlerdi… Türkiye’nin her yerinde seve seve görev üstlenen, kendisinde olanı umarsız ve çıkarsız öğrencileriyle paylaşmak isteyen bu güzel yürekli öğretmeni, meslek hayatının ilk karne döneminde, daha öğrencilerinin sevinçlerini, kıvançlarını tam paylaşamadan bu dünyadan ayırmışlardı…

Şimdi de bir başka haber geldi, PKK kaçırdığı bir gariban çobanı öldürmüş ve yol kenarına atmış…

Eli kanlı vahşiler sürüsü, sivil, savunmasız, bütün emelleri işlerini yapmak olan insanlara güç ve şiddet uyguluyor.

Zaten hep böyle yapmıştır.

Pusu kurmuş, hendek kazmış, uzaktan kumandalı patlayıcılar, intihar bombacıları ile insanları katletmeyi, yok etmeyi kendisi için en önemli yol olarak seçmiştir.

Kalleşçe, alçakça, kendisini savunma kabiliyeti olmayan insanlar üzerinden korku, panik ve dehşet iklimi oluşturmaya uğraşmıştır…

Kaleminden, kitabından, defterinden, silgisinden, tahtasından, sınıfından ve öğrencilerinden başka bir şeyi olmayan Aybüke’ler, Necmettin’ler ellerinde silah, bomba olan bu katiller sürüsüne karşı ne yapabilir ki?

Elinde kavalı, sırtında kepeneği, önünde koyunları, kuzuları, sürüsü ile bir çoban bu kudurmuş, azgın teröristlere ne yapabilir ki?

Her ne olursa olsun, Türkiye büyük ve güçlü bir bir ülkedir.

Askerin, polisin karşısına çıkamıyorlar. Asker ve polise karşı da hep kalleşçe eylemler peşindeler. Ama yine de başarılı olamayacaklar. Ellerindeki silahlarla, bellerindeki bombalarla hedefleri zaten askeri veya polisi korkutmak değil; sivil, güçsüz, işinde gücünde insanları korkutmak.

Bir gerçeği unutuyorlar, o da sivil ve silahsız da olsa, bu milletin her ferdinin yeri ve zamanı gelince birer kahraman olarak ortaya çıkacakları…

Onların birilerince ellerine tutuşturulan ve millete çevrilen namlularından da, kalleşçe pusularından da korkmadan her ne olursa olsun yok edecekleri…

FETÖ denilen pislik de, DAİŞ denilen katiller sürüsü de, PKK’nın köpekleri de, bağlantılı yapıları da asla bu ülkenin hiçbir yerinde varlık gösteremeyecek, barınamayacaktır.

Öğretmen Aybüke’yi, Öğretmen Necmettin’i, Çoban Tayyip’i hayatlarının baharında öldürseler de, arkalarından gelecek milyonları asla yok edemeyeceklerdir.

Ruhunuz şad, mekanlarınız cennet olsun ey güzel gençlerimiz, öğretmenlerimiz, evlatlarımız…

Siz düşmediniz, her biriniz bir bayrak olup yükseldiniz.

Size minnettarız.

İlk yorum yazan siz olun.
Yorum Yap