Moda din olmuştur yedek tanrıları da markalar - Hüseyin Kaya
25℃
İstanbul
26 Eylül 2017
Hüseyin Kaya
Hüseyin Kaya

Moda din olmuştur yedek tanrıları da markalar

Moda din olmuştur yedek tanrıları da markalar

Yazarlar

Namaz kılanı alnındaki secde izinden tanırız.

Namaz kılmanın başkaca da belirtileri vardır elbette.

Bunlardan biri de pantolonun diz kapaklarındaki aşınmadır.

Pantolon böyle boru gibi olur hatta o kısım delinme noktasına kadar gelir.

Taşrada yama yapıldığı da olur o kısımlara.

Bir iki senedir kot pantolonlarının özellikle diz kapaklarını açık bırakan modeller ortaya çıktı.

Muhafazakar kesime satmak için de sonra akıl edildi sanırım belirgin bir yama yapılarak daha çok tüketiciye ulaşmış olundu.

Şimdi bundan çok değil on sene evvel ölmüş bir dede dirilse ve gençliğe baksa herkes namaz kılmaktan başka bir şey yapmıyor diye düşünür.

İnsanlar tarih boyunca bir çok konuda Allah’ı(c.c.) karşılarına almak pahasına da olsa atalarından kendilerine kalan doğruları hayatlarında egemen kılmışlardı.

Aslında böylecede şirke düşmüşlerdi.

Şimdi bütün şirk imgelerini inanışlarını alt üst eden bir kavram var.

Moda diyoruz buna.

Sınır tanımaz ve her şeyi sorgulanır kılan baskın bir algı tabii.

Bu öyle bir kuşatıcı ve baskıcı bir algıyı ortaya koyuyor ki bundan vazgeçemiyorsunuz.

Neredeyse bir din. Neredeysesi bile fazla aynen evrensel bir din.

Tepede hümanizmanın yer aldığı ve marka dediğimiz yedek ilahlarla desteklenmiş bir din.

Çok önemli bir dini kurumun (dinsiz kurumlar da mı var? diye anlaşılmasın) Btemsilcisi alimin oğlu bu yeni moda sanki tersinden giyilmişte yukarısı çıplak kalmış pantolonuyla arzı endam ediyormuş.

Götü başı dışarda yanı.

Götü başı oynamak halinden bir nesil sonra buraya geldik.

Eskiden giyinmiş çıplaklar diye bir kavram vardı ve genelde kadınlar için kullanılırdı. Mazallah kadın tıynetli erkelerde de bu durum baş göstermeye başladı.

Madem diz kapaklarındaki meseleden başladık aklımıza gelmişken kadınların göğüs açıklığı ile ilgili ecnebilerin uzun süre araştırmalar yapıp bizim gibi ülkelere bu açıklığı daha da genişleterek modernliğimize katkıda bulunmaya çalıştıklarını.

Hatırladığım kadarıyla Stanford 50 milyon dolar harcayarak bu konuyu çalışmıştı.

Şimdi çağdaşlığım ve hukukçuluğum sorgulanacak belki. Hatta “bedenime dokunma”, elbiseme karışma” meselelerinin de tam gündem de olduğu bir zamanda büyük bir risk alıyorum galiba.

Olsun risklerin bazıları utandırmaz bizi hatta sonsuzluğa taşıma adına manevi bir azıktır da.

Erkeklerdeki var olan ve Vedud isminden kodlanmış aşkın ve arzunun kıvılcımı konusunda gerçekler dururken kimse adamlığımızı çağdaşlık sınavı vereceğiz diye söndürmeye kalkmasın.

Kadınlara söylüyorum. Çağdaşlık adına fıtrata aykırı sabır beklentinizi adam gibi adamları bir daha bulamamanız riskini taşıyor.

Artan oranda açılan boyun ve göğüs civarının cazibesini kaybettiğine ve deforme olduğuna dair ilmi çalışmaların olduğunu söylemeye ne gerek var.

Konuyu kapatmanın vakti geldi.Açmanın vaktini de bilmek lazım.

ADLİ YIL ÜZERİNE

Sabah binlerce meslek sahibi ve devlet görevlisi evinden çıkar işleri neyse onu yapmak için.

Kimileri patates üretir, kimileri araç tamir edecektir. Bir doktor ameliyata girer hayat kurtarır, ressam yarım kalmış kolunu çizer tarlada çalışan bir adamın. Tefeci büyük bir ensest zinâkarlık hırsıyla para satar. (Bunlar hırsızdır.kanun finansçı diyor çoğu kez.) Evet herkes bir somut kaygı telaş peşindedir. Kötü veya iyi bir amaç duygusu taşırlar.

Bende dahil ey adaletin görevlileri (her kesimden görevliye sordum) siz neden bir kez olsun. Bismillah deyipte sabah bugün adaleti tecelli ettirmeye çalışacağım diye düşünmezsiniz.

Çünkü inancımız kalmamış hadi öyle inananalım bu kanunlarla adalet tecelli etmez.

Adalet teşkilatını kapatın ve oturun. Hatta iki aydır büyük oranda kapalıydı.

Ne değişti millet adaletsizlikten feryat mı etti?

Adlı Yıl açılışında baştan adaletsizlikler var. Bir çok yüksek mahkeme var sanki adaletin tek yeri yargıtaymış gibi. Bakanı var, HSK’sı var. Danıştayı var. Barosu var. STK’ları var.

Adli Yıl bir iddia içermelidir. Öyle özlük hakları felan hikayedir bunlar.

Bu iş için iman gerek irade gerek, okumak düşünmek çalışmak gerek.

Titremek korkmak gerek.

En kutsal canlı insan ile ilgili karar vereceksin cahillikten ölüyorsun. Soruşturma yapacaksın hayatı tanımıyorsun.

Öyle bir şartların verdiği imkanla arzı endam eden yüksek mahkeme üyeleri görüyorum. Değil karar verme iradesini takdir hakkını bile rehin bırakmış koltuğunun kalıcılığına.

Eskiden icma diye bir kurum vardı. Şimdi içtihatlar var. Zaman geçmiş hüküm değişmiş. Put gibi kalmış adalet dünyamızda.

Türkiyede normatif alanlar ve kurallar karmaşası var demekten yorulduk. Kanunlar yeni baştan gözden geçirilmeli.

Bu FETÖ savcı ve hakimlerinin baktığı davların çoğu yeniden ele alınmalı. Öncelikli olarak ceza davaları için bu şarttır. Millet bu örgütün hukuksuz kararları ile canından malından itibarından olmuştur. Bu adaletsizlikle bu devran yürümez.

Adalet sağlıktan da önemlidir. Sağlıkta şifayı Allah verir. Ya adalet ne olacak.

ENSEST İLİŞKİ

Bu müptezel amca yeğen ilişkisindeki suç temelde hayasız hareketler olmamalıdır. Gerçi hayasızlık insanı olmaktan çıkarır yapanı. Lakin bu eylem toplumu ifsat eden bir harekettir. Ya tutuklama kararı verilmelidir. Ya da ev hapsi kararı uygulanmalıdır. Milletimizin arasında bu tür hayasızların gezmesi çağdaş toplum değerlerine de tüm değerlerimize alenen bir saldırıdır. Bu konuda kanun boşluğu da söz konusudur. Neslin korunması dediğimiz insanlığın geleceği ile ilgili bir bahistir ve buna göre düzenleme ve yaptırım ağır olmalıdır. İnsanlıktan tecrit bağlamında düşünülmelidir ayrıca.

Yorum Yap
Yorumlar
  • Mehmet Akif Hallaç

    Globalci şeytani akıl siyonistlerle birlikte (siyonistler uzun vadede globalcilerede tekmeyi basmayı tasarlar)hedonist bir insanlık için her şeyi kuruyor.modanın insanlığı aynı mod'a sokması globalciler için hazzı tetikleyen ve tektipleyen bir dokunuştur.bu feto global dinin elemanlarından biriydi,bitcoin ise global ülkenin parası olma yolunda.ama mümin Korkmaz feraset sahibidir.emaneti teslim edeceği vakte kadar gayrettedir ve şükreder ve sabreder

  • Huseyin Kucukkazdal

    Allah razi olsun..Mukemmel bir yazi maalesef gununuzn muslumanlihinin nasil suslumanlik haline donustugunu belirten guzel bir yazi..Allah affeder bizleri insallah Rabbim islah etsin bizleri