Kurban Bayramı'nda kırmızı et tüketimi nasıl olmalı? Pelin Birinci kimdir? Diyetisyen Pelin Birinci'den önemli tüyolar... - Yaşam
24℃
İstanbul
26 Eylül 2017
Bariatrik Diyetisyen Pelin Birinci'den önemli tüyolar...

Kurban Bayramı'nda kırmızı et tüketimi nasıl olmalı?

Kurban Bayramı'nda neredeyse sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar her öğünde et yiyoruz. Tabii kırmızı etin yararı olduğu kadar fazla tüketmenin zararı da var... Bariatrik diyetisyen Pelin Birinci yaklaşan bayram ile fazla tüketilecek kırmızı etin kullanımı, saklanması ve tüketilmesi hakkında tüyolar verdi.

Yaşam
Kurban Bayramı'nda kırmızı et tüketimi nasıl olmalı?

Kurban Bayramı’nın gelmesiyle birlikte akla gelen ilk konu; et tüketimi. Geniş sofraların kurulduğu bayram boyunca hem öğün sayısı, hem de et tüketimi artıyor.

Başta kalp-damar, diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastaları olmak üzere toplumun geniş kesimi, et tüketiminin arttığı bayram süresince "Ne yemeliyim?" sorusuna yanıt arıyor.

Bu noktada Bariatrik Diyetisyen Pelin Birinci etin kullanımı, saklanması ve tüketilmesi hakkında tüyolar verdi.

twew

KIRMIZI ET NASIL DİNLENDİRİLMELİ VE SAKLANMALIDIR?

Kurbanda kesilen etin yumuşak ve lezzetli olması için dinlendirilmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Pelin Birinci, "Et kullanıma göre küçük parçalar halinde kesilip poşetlenmelidir. Dinlenme sağlanabilmesi için derin dondurucuda 2 gün, buzdolabında bir gün bekletmek yeterlidir. Sonradan kullanılacak etler -18 derecede derin dondurucuda 6 ay kadar saklanabilmektedir. Dana etini dinlendirmek için tuz sıvı yağ karabiber karışımı kullanılırken, kuzu eti üzerini aşacak kadar süt içinde bekletilerek dinlendirilir. Etleri yumuşatmak için soğan suyu, zeytin yağı ya da sirke kullanılabilir. Örneğin haşlanacak etlerin suyuna sirke ilave edilebilir. Ağır ağır pişen et daha yumuşak olacaktır." dedi.

KIRMIZI ET NASIL PİŞİRİLMELİDİR?

Etlerin dinlendirme işleminin tamamlanmasının ardından sağlıklı pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Birinci, açıklamalarına şöyle devam etti;

"En sağlıklı et pişirme yöntemi kaynatmak, buharda pişirmek veya fırınlamaktır. Yüksek sıcaklıkta pişirilen ette kanserojen madde oluşma riski artar. Bu nedenle ızgara veya mangal yaparken dikkat edilmelidir. Izgarada eti sık sık çevirerek tek bölgede sıcaklık artışı önlenmiş olur. Mangal yapılacak ise etle ateş arasında 15 cm bırakılmalıdır. Yağda kızartma ve kavurma en sağlıksız pişirme yöntemi olduğundan tercih edilmemelidir. İlle de kavurma yapılacaksa kuyruk yağı veya terayağ ilave edilmeden kısık ateşte etin kendi suyuyla pişirilmelidir. Et yemeklerine ayrıca yağ ilave edilmemelidir. Sağlıklı bir et tüketimi için et tüketileceği kadar kullanılmalı ve tekrar pişirmeden kaçınılmalıdır."

jrebgreg

PORSİYON KONTROLÜ SAĞLAMAK İÇİN...

Sonrasında ise öğün düzeni ve porsiyon kontrolüne vurgu yapan Birinci; "Et, sağlıklı hale getirildikten sonra dengeli bir beslenme sağlanabilmesi ve porsiyon kontrolü için yeşil sebze, süt ürünleri, tam tahıllarla birlikte tüketilmelidir. Özellikle yeşil sebzelerle birlikte tüketilen etin biyoyararlılığı artmaktadır. Fazla kırmızı Et tüketimi özellikle kalp damar, diyabet, hipertansiyon, böbrek ve gut hastalarının sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu hastalar etin yağsız kısımlarını tercih etmeli ve sakatatlardan kaçınmalıdır. Vücudun ihtiyacından fazla protein, kolesterol ve hayvansal yağ almak sağlığı bozucu olduğundan porsiyona dikkat edilmelidir. Günlük beslenmede kırmızı et tüketimi 90-120 gr ı geçmemelidir. Bu nedenle et tüketiminin arttığı kurban bayramında daha da dikkatli olunması gerekmektedir." şeklinde konuştu.

PELİN BİRİNCİ KİMDİR?

Diyetisyen Pelin Birinci 1989 yılında doğdu. 2007 yılında Ankara Polatlı Anadolu Lisesi'nden mezun oldu.

2010 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi Gıda Teknolojisi bölümünden yüksek onur belgesi ile mezun oldu. Beslenmeye duyduğu ilgiden dolayı 2011 yılında İstanbul Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümüne geçiş yaptı ve 2014 yılında başarılı bir şekilde mezun oldu.

Eğitim sürecinde birçok önemli hastanede yaptığı stajlar ile klinik alanda çalışarak deneyim kazanmıştır. Uzman Bariatrik diyetisyen Nazlı Acar ile birlikte geçirdiği staj sürecinde obezite cerrahisi sonrası beslenmeye ilgisi artmış ve bu alanda çalışmaya karar vermiştir.

Şubat 2015'te obezite cerrahisinin öncülerinden Prof. Dr. Koray Tekin ile birlikte çalışmaya başladı.

Medipol Üniversitesinin düzenlediği Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyenliği kursuna giderek alanıyla ilgili yenilikleri yakından takip etme fırsatı bulmuştur.

Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyenliği Derneğinin kurucu üyesidir. Alanıyla ilgili çalışmalarına devam etmektedir.