'Konu Aşksa' kalbi olan, kalbi atan herkesin hikayesi! - Röportaj
21℃
İstanbul
26 Eylül 2017
Yakında kitapçılarda yerini alacak...

'Konu Aşksa' kalbi olan, kalbi atan herkesin hikayesi!

Hande Ertekin’in Konu Aşksa adlı romanı önümüzdeki günlerde raflarda yerini alacak. Aşka, ilişkilere, modern dünyaya dair tutkulu bir romanla karşı karşıyayız. Hande Ertekin'in Konu Aşksa isimli romanı ön siparişle internetten satışa çıktı... 30 Temmuz günü ise kitapçılarda yerini alacak...

Röportaj
'Konu Aşksa' kalbi olan, kalbi atan herkesin hikayesi!

Röportaj: Sayım Çınar / sayımcinar@gmail.com

Medya, televizyon dünyasının önemli isimlerinden birisin. Yazarlık serüveni nasıl başladı?

Size şunu söyleyebilmem mümkün, aslında hep yazdım, hep yazıyordum. Ben televizyoncu olacağım dediğimde 5 yaşındaydım, ömrümce başka hiçbir işi yapmayı istemedim... Okuma yazmaya başlar başlamaz; mesleğimin bir alanı olan yazmak da benim için başlamış oldu. Çok küçük yaşlardan itibaren araştıran ve yazan konumunda oldum. İlkokuldayken derdimi anlatmak için mektup yazardım aileme, lisedeyken kavga ettiğim bir arkadaşım olursa mail atardım, şimdi devamını oku diye uzayan mesajlar yazıyorum. Ben kendimi her devirde yazarak daha iyi anlattığımı düşünüyorum insanlara... İlk şiirimi yazıp ödül aldığımda 13 yaşındaydım... Şimdi alan farkı sizi şaşırtmasın... Eğer yazmak gibi bir yeti size verildiyse onu durdurmanız hiç mümkün değil... Önünüze bir parça kağıt düşse bir şeyler karalamaya başlıyorsunuz... Hele ki seyretmeyi seviyorsanız o kadar çok malzeme birikiyor ki içinizde onları birileriyle paylaşmadan durmak zor.

Ekran_Resmi_2017-07-24_20.18.59

ROMAN BİR DRAMA OYUNU GİBİ

Modern dünyada kadın olmak üzerinde duruyorsun. Gerçek hayat romana ne kadar yansıdı, romanda ne kadar Hande var?

Konu Aşksa, Hayal karakterinin başından geçen bir aşkı konu alıyor. Hayal modern dünyada ayakları üzerinde duran, çalışan ve emeğe önem veren bir kadın. Bu duruş bana benziyor açıkçası. Olayları ortaya koyunca da karakterin tepkileri ile Hande biraz örtüşüyor tabii ki. Matematiksel olarak Hayal'i tanıyor gibiyim. Ama aşk her yerde aşk. Okuyan herkes de benim gibi kendini Hayal'in yerine koyacak bu hikayede. Hayal olmasa da yan karakterlerden mutlaka biriyle benzeşiklik kuracaklar. Her duyguyu, her aklı temsil eden bir karakter var romanda, olaylar bakış üzerinden. Bir drama oyunu gibi.

Bilmediği bir ülkede, tanımadığı bir adamla yaşadığı üç gün ve bir kadının aşk için savaşı... Hikaye nasıl şekillendi, nasıl bir yazım süreci geçirdin?

İlk hayal ettiğim boşlukta bir kadındı. Ve kadının karakteri az çok kafamda belliydi. En uç sınır ne olabilir sorusundan yola çıktım. Açık söylemek gerekirse hikayenin başladığı şehri görmedim bile ben. Ana çatıyı tamamen karakterler üzerinden kurdum diyebilirim. E konu da aşk olunca… çatışmalar, mutluluklar, hüzün, sevinç derken, her duyguyu okuyucusuna yaşatacak güzel bir roman çıktı ortaya.

IMG_9356

BU ERKEKLERDEN ETRAFIMIZDA ÇOKÇA VAR!

Erkek karakter çok tanıdık, aslında her kadının hayatında olmasını istediği, bir yandan da hep kaçtığı bir karakter. Nasıl şekillendirdin karakteri?

Çok düşünmedim diyebilirim. Meslek hayatım gereği erkeklerle hep sırt sırta çalışmış biriyim. Biliyorsun televizyoncuysan mesleğin birinci sırada olmalıdır. Çalıştığın projelerde birlikte yol aldığın insanlarla yeri gelir abla kardeş, yeri gelir baba kız, yeri gelir ahbap çavuş olursun ve en özel sorunlarını bile paylaşırken bulursun kendini. Erkekleri de kadınları da gözlemlemek için biçilmiş kaftandır televizyonculuk hayatı. Hakan karakteri tamamen sentez diyebilirim. Basit, somut, duygularını çoğu zaman saklayan gerçekle yüzleşse bile bunu dışarı yansıtırken sınırları çok keskin bir karakter. Kendine güçlü bir kadını yakıştıran ama bir süre sonra bu gücün altında ezilmemek için yolunu değiştiren biri. Çevremizde çokça var aslında.

Sence Türkiye'de aşkı nasıl yaşıyoruz, nasıl ilişki yürütüyoruz?

Aslında Türkiye'de aşk nasıl yaşanır diye sınırlandıramam ben... Aşk kalple yaşanan, bin tarifi olan sizi bazen siz olmaktan çıkarabilen bir duygu... Etiyopya'da yaşayan bir kadınla, California'da yaşayan bir kadının, ya da Türkiye'nin köyünde yaşayan bir kadınla, Boğaz'da yalıda yaşayan bir kadının erkeğine karşı hissettiği duygular, kalp atışı bana göre aynı... Sadece maddesel faktörler işin içine girince aşkı yaşama konforu değişiyor biraz... Ama kalp aynı ritimle çarpıyor hep her yerde... Ve her kadın aşka aşık yaşıyor aslında... Kimi bile isteye, kimi duygularını bastırarak.

IMG_9357

Karakterin ayakları yere basan, güzel, güzel olduğu kadar da akıllı bir karakter. Bir yandan da ayakta kalabilmek için güzelliğini hep ikinci plana atmış. Bu sık gördüğümüz bir durum mu tecrübelerine dayanarak?

Kitapta da değindiğim bir bölüm var, insanın yaradılışı ile alakalı... Anne karnında bebeğin ilk oluşan yeri kalbi... Yaradan bu sıralamayı böyle yaptıysa bana göre mutlaka bir işareti olmalı... ilk oluşan yer kalbimizse tüm aldığımız kararlarda bence ilk adımı onunla atıp, son kararı yine oraya bırakmalıyız... Günümüzde kadınlar güzelliklerini oldukça kullanıyorlar evet... ama kalp temizliği, vicdan ve tabii ki sonrasında akıl bence her zaman kazanır güzellik gelir geçer...

Konu Aşksa'yı kimler okumalı?

Kalbi atan herkes okumalı!

Ekran_Resmi_2017-07-24_20.19.02

Romanın ana fikrini bir cümleyle özetlemeni istesem ne dersin?

Umutsuzluk ölümdür, umut edin kendinize inanın ve umut bir yöntem değildir diyenlere inat, hayatta son diye bir şey yoktur deyip, yeniden yeniden yazmayı bilin.

Roman öyle bir noktada bitiyor ki, devam kitabı olmalı dedirtiyor okura. Konu Aşksa devam edecek mi, okurlar maceranın devamını okuyacak mı?

Bu romanım, etrafımda gözlemlediğim yaşanmışlıkları da içine katıp, kendi hayalimde kurguladığım bir aşkın öyküsüydü ve bitti... Ama tabii ki konu aşksa, yazılacaklar hiçbir zaman bitmez... Başka bir hikayeyle neden devam etmesin…

Arkadaşlık, aile bağları konusunda önemli mesajlar içeriyor Konu Aşksa. Medya sektöründe arkadaşlık, bahsettiğin gibi bir dost bulmak kolay mı?

Dostluk ayna gibidir. Aynaya baktığında nasıl güzelliğini ayrı, defolarını ayrı görüyorsan, Dostunu da olduğu gibi kabul etmek beklentilerle boğmamak gerekiyor... Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun sevdiğim bir şiiri vardır

Sonuna kadar dayanmak şart

Dostluk dediğin eşsiz bir kitap

Sevmediğin sayfaları varsa atla

Sayfayı kökünden yırtmak şart mı.

Böyle bakınca medyada da, her meslek grubundan da dost bulmak mümkün, dost olmadığını anladığınız kişiyi hayatınızdan çıkarmanız da bir saniye zaten.

Televizyondaki yöneticilik kimliğinin zeka pırıltılarını romanın tanıtımında galiba görüyoruz. Kitlelere romanını anlatmak için neler yapıyorsun?

Tanıtımla alakalı kitap çıkmadan önce Türkiye'de belki de dünyada bir ilki gerçekleştirdik zannediyorum, kitap işinin ombudsmanı olarak en iyi sen bilirsin bunu... kendi çektiğim amatör görüntülerle, televizyoncu hassasiyetimi de göz önünde bulundurarak, telifini de aldığım şarkılarla klipler hazırlayıp son saymaya başladık ve konuaşksa olarak bir hashtag açtık kitap çıkmadan... Herkes, sevgilisi, eşi, çocuğu, bağı, bahçesi aklınıza gelebilecek içinde sevginin olduğu her şeyi konuaşksa etiketi ile paylaşmaya başladı bir süre sonra... Bu hem aşkın dünyanın dönmesine yardımcı olan bir duygu olduğunun bir kere daha karşılığı oldu bana, hem de kitaba yönelik merak uyandırdı.. Konu aşksa daha yeni doğmuş bir bebek ve inanıyorum ki ben bir şey yapmasam da aşka inanan herkesin ilgisini rafta görünce çekecek.

Ekran_Resmi_2017-07-24_20.19.05

Sıradaki projelerinden de bahsederek tamamlayalım söyleşimizi.

Ben mesleğine aşık bir televizyon yöneticisiyim. Yaptığım iş gereği çok yoğun tempoda çalışıyorum. Yazmak bana nefes aldırıyor, beni şarj ediyor diyebilirim. Şu dönemde sadece kitap ve hayatımın anlamı oğlumla vakit geçiriyorum. Bazı teklifler oluyor tabii ama sektörde 20 yılını doldurmuş biri olarak kendi önceliklerimi biraz daha ön planda tutmaya hakkım var sanırım. Hayat neler gösterecek hep birlikte göreceğiz.