Kişisel gelişim 'gurusu' Metin Hara işi rezilliğe döktü: Eski sevgililerimi Google’ladın mı? - Magazin
18℃
İstanbul
25 Eylül 2017
Metin Hara fakir gençlere umut verdi!

Bu sefer purolu fabrikatörler kazanmadı, bir kâğıda yazılan şiir kazandı!"

Dünyaca ünlü model Adriana Lima ile yaşadığı aşkla adını duyuran Metin Hara, Ayşe Arman'a verdiği röportajda skandal ifadeler kullandı. Her zaman güzel kadınlarla birlikte olduğunun altını çizen Hara, Arman'a "Sen hiç benim eski sevgililerimi Google’ladın mı?" diye sordu. Hara, ilişki yaşadığı ünlü kadınların ismini vermekten de çekinmedi.

Magazin
Bu sefer purolu fabrikatörler kazanmadı, bir kâğıda yazılan şiir kazandı!"

Metin Hara, Adrina Lima ile yaşadığı aşk için reklam iddialarını yalanladı. Ayşe Arman'a konuşan Hara, "Bütün dünyanın Paulo Coelho’su olacağım" diyerek iddialı açıklamalarda bulundu.

Röportaj boyunca maniviyattan, içsel yolculuktan ve iyi insan olmaktan bahseden Hara, "Birlikte olduğum kadınların hepsi zaten dünya güzeli ve dünya tatlısı" diyerek eski sevgililerinin adını vermekten de çekinmedi. Şu anda evli ya da ilişkisi olan bu kadınların isimlerini açıklarken kendilerinden izin alıp almadığını belirtmeyen Hara, "Beğenseler de beğenmeseler de ben, çocukluğumdan beri dünyayla ilgili bir şeyler yapacaktım. Ve bunu, adım adım Türkiye’de inşa ediyorum, dünyaya da açılacağım" dedi.

eryrtwet

Bodrum'un en popüler mekanlarından birine yemeğe gitmeleriyle ilgili olarak ise "E sıkıldık" yanıtını verdi. Röportajın öne çıkan bölümleri şöyle:

- Ayşecim, sen de senelerdir basının içindesin. Bir kadınsın, sen de ünlüsün. Gözünü seveyim, sana para teklif edilse ve sevmediğin bir adamla öpüş dense, öpüşür müsün? Kabul eder misin? Etmezsin di mi? Kim eder? Bunun böyle olduğunu düşünebilmek nasıl bir kafadır? Nasıl bir zihniyet buna ihtimal verir? Üstelik sözünü ettiğimiz kadın, dünyanın en ünlü, en çok para kazanan modeli. Zaten kazanmış kazanacağı kadar. Bu kadının çalıştığı markaların ve aldığı bütçelerin büyüklüğü inanılır gibi değil, bunun farkında mı değiller? Ya matematikleri bozuk ya da ahlakları!

İyi de siz de her yerde öpüşüyorsunuz kardeşim! Ve her yerde fotoğrafınız var. “O öpüşme karelerini verebilmek için belli açılarda durmuşlar! Basbayağı kurgu” deniyor. Dahası, bunu paparazziliği bilenler söylüyor. “Bu işte bir iş var! Gerçekten âşık olan adam kaybolur, görüntülenebileceği yerde durmaz!” diyorlar…

- Ayşecim, bizim kaldığımız çiftlik 50 dönüm. Birazdan sana bulunduğumuz yerdeki dağın fotoğrafını yollayacağım. Nereden çektiklerini gör. 1.5 km’den, upuzun teleobjektifle çekiyorlar. Biz de oraya branda gerdirdik. Onlar tabii böyle yazacak, böyle konuşacak. Bu sefer purolu, yatlı, fabrikalı adamlar kazanmadı, 30 TL’ye alınan bir müzik kutusu, bir kâğıda yazılan şiir kazandı! Gençler bunu bilsin. Artık sadece parayla olmuyor bu işler. Sadece dünyayı, havayı, insanları, çalışanları sömürenler kazanmıyor. Gönlü geniş, sıfatların ötesinde güzel bir kadın bile, bir tane şiire, bir müzik kutusuna, gayet rahat vurulabiliyor! Sana âşık oluyor! Gençler bunu örnek alsın, çekemeyenler de sodalarını içsinler! Çünkü daha büyük şeyler de olacak…

Nasıl yani? Ne demek istiyorsun?

- Aşk olarak da olacak, başarı olarak da olacak. Ben daha Birleşmiş Milletler’de seminer vereceğim. Bütün dünyanın Paulo Coelho’su olacağım. Binlerce insanın hayatını değiştireceğim. Her sene hedefime biraz daha yaklaşıyorum. O yüzden bu yazılıp çizilenlere hiç sinirim bozulmuyor. Hatta Demet Akalın da bir şey yazmış çok güldüm…

BENİM YERİME HACI SABANCI OLSA ‘HELAL OLSUN’ DİYECEKLERDİ!

Diyelim ki Adriana Lima’nın sevgilisi Hacı Sabancı olsaydı…

- (Gülüyor) Bak, o zaman “Helal olsun!” diyeceklerdi! Ama söz konusu ben olunca akılları almıyor, sodalarını içip “Reklam, bu PR bu!” diyorlar. Beni tanıyanlar ise, “Helal olsun!” diyor. “Biz adamın gönlünü biliyoruz, kız arkadaşları için neler yaptığını biliyoruz, ne kadar tatlı bir adam olduğunu biliyoruz!” Benim tavsiyem, biraz kafa yapılarını değiştirsinler, ruhlarını satmadan. güzel güzel ekmeklerini kazansınlar. Ben hiç kimseye borcu olmayan, marka konferasında konuşan, kendi çapında 5 şirket ve 4 orman sahibi olan, yine kendi çapında bir hastane inşa eden bir adamım. Evet, kirada oturuyorum. Adriana Yenge’yi de, 5. Gazeteciler Sitesi’ndeki evime götürürüm, evin şekli şemali ya da nerede olduğu onun umurunda değil ki…

Yenge ne diyor bütün bunlara?

- O benden çok daha rahat! “Seninle her şeye hazırım, nerede gittiğimizin önemi yok, yeter ki senin yanında olayım!” diyor. Dün bizi, eski bir arabayla almaya geldiler. Dedim ki, “Its’ not a fancy car!” “Çok havalı, süslü bir araba değil pardon!” manasında bir şey söylemeye çalıştım. Bana baktı ve güldü, “Boş versene, gidiyorsa sorun yok!” dedi. Böyle bir kız. Para mara, gösteriş umurunda değil, dünya tatlısı bir şey. O yüzden benimle beraber...

"SEN BENİM HİÇ ESKİ SEVGİLİLERİMİ GOOGLE’LADIN MI?"

İyi de, sen de Marlon Brando’nun genç hali değilsin! Bu kadın sende ne buldu?

- E tatlım, insanlar beni çok eleştiriyor. Tamam, fiziksel çok bir özelliğim yok ama sen hiç benim eski sevgililerimi Google’dın mı?

Hayır...

- E ben sana söyleyeyim o zaman. Aslı Tandoğan, Ekin Türkmen, Müge Boz, Beste Kökdemir. Bunlar benim eski sevgililerim. Hepsi inanılmaz güzel, kendi alanlarında inanılmaz başarılı, sempatik, yaratıcı, üretken ve çok güzel kadınlar. Hepsi de ünlü. Ben kimseye bir şey kanıtlamak durumunda değilim. Bugüne kadar de hep sessiz durdum. Birlikte olduğum kadınların hepsi zaten dünya güzeli ve dünya tatlısı. Muhteşem gönüllü kadınlar. Şimdi de kanlı canlı, gayet doğal, iki çocuk annesi, ailesine yardım eden Adriana Lima var hayatımda. Ben de onun hayatının bir parçasıyım. Nokta… Torpilsiz, parasız ve rüşvetsiz bunlar bir bok yapamıyor ya, çünkü “içeride” hiç bir şey yok ya, içleri, ruhları boş ya, aynı sistemin benim için de geçerli olduğunu düşünüyorlar. Ama ben, oyunculuk yaparken de iyiydim, terapistlik yaparken de insanlara yardım ederken de. Her yaptığım işe yüreğimi koyuyorum, arkadaşlığıma da aşkıma da. Kimin ne söylediğinin hiç önemi yok. Hiçbir kimseden, hiçbir kominiteden, tarikattan yardım almadan ben bu hale geldim. Ve evet, beğenseler de beğenmeseler de ben, çocukluğumdan beri dünyayla ilgili bir şeyler yapacaktım. Ve bunu, adım adım Türkiye’de inşa ediyorum, dünyaya da açılacağım. Çok rahatım. Çok netim. Ve biz çok mutluyuz. Acayip planlarımız var, keyfimiz yerinde…