Kılıçdaroğlu'nun Suriyeli takıntısı!

Arzu Erdoğral

Giresun’da “Fındık için adalet” mitinginde Kılıçdaroğlu bir konuşma yapıyordu. Açıklamalarını dinlerken bir an kulaklarıma inanamadım. Bir partinin genel başkanı toplumsal kaos çıkaracak sözler söylüyordu. Halkı kin ve nefrete sevk edecek cümleler kuruyordu. Derdi yine Suriyelilerdi. Savaş nedeni ile ülkesinden kaçmak zorunda kalan ve ülkemize sığınan insanlar için “Onlar oldu birinci sınıf vatandaş, Karadenizli fındık üreticisi oldu ikinci sınıf vatandaş” ifadelerini kullanıyordu.

Yetmedi.

“Bunun hesabını soracaksınız. Siz soracaksınız. Çalışmayan Suriyeliye 30 milyar dolar harcadılar. Bunun hesabını soracak mısınız?” diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu.

Öyle gaza gelmişti ki sanki düşman askerlerinden bahsediyordu. Sanki cephede zafer kazanmak için tüm gücünü toplamıştı!

Fındık için sözde adalet ararken sözü Suriyelilere nasıl getirmişti, hayret verici bir durumdu bu…

Suriyelilere karşı ilk söylemi de değildi.

Daha önce asıl vatana ihanetin 1,5 milyon Suriyeli mülteciyi almak olduğunu söylemişti. Ahmet Hakan Coşkun’un 'Zor durumda olan insanları içeri almayacak mıyız?' şeklinde kendisini uyarması üzerine ise 'Hayır alacağız, ama onları zor duruma düşüren politikaları üretmek vatana ihanettir' diyerek cümlesini düzeltmişti.

Bir süre önce yaptığı bir konuşmasında “Suriyeli bizim ülkemizde birinci sınıf vatandaş. Bizim vatandaşımız ikinci sınıf vatandaş. Suriyeli hastaneye gider para vermez, benim vatandaşım para öder. Suriyeli vergi vermez benim vatandaşım vergi verir. Bunun neresi adalet?” diyerek kışkırtıcı laflar ediyordu.

Suriyeli mültecilerle ilgili sözleri nedeniyle eleştiriler karşısında ise “Suriyelilerin daha maliyetlerinin farkında değiliz. Yarın göreceksiniz, bu insanlardan yeraltı dünyasının önemli aktörleri çıkacak. Bütün düzenimiz bozulacak” diye konuşuyordu.

Açık bir şekilde nefret suçu işleyen Kılıçdaroğlu, 9 aylık Suriyeli hamile bir kadını, yanındaki bebeğiyle birlikte kaçırıp tecavüz edip ardından da kafasını taşla ezerek öldürdüklerinde ne düşünmüştü acaba!

Hiçbir şey hissetmemiş olacak ki Suriyelilere yönelik tek bir geri adım atmıyor.

Vicdanı geri vites yapmayan Kılıçdaroğlu o insanlara karşı nasıl bu kadar acımasız oluyor akıl alır gibi değil.

Sevgi ile nefret arasındaki ince çizgide insanların kötülüğünü istemek ancak kalbi buz tutmuş insanlara göredir.

Ama kitlelerin bilinçaltına böylesi bir nefreti sokmaya çalışmak kimsenin haddi değildir…

Kılıçdaroğlu insanlık yararı için hiç konuşmamalı desek yeridir.

Ülkemize sığınan insanlar adına Kılıçdaroğlu’na karşı toplumu uyarmaksa bir insanlık görevidir.