İhsan Şenocak cennetlik mi?

Arzu Erdoğral

“Her kim olursa olsun bir insanın cennete mi cehenneme mi gideceğini Allah’tan başkası bilemez!” dedikten sonra mevzumuza girelim.

İlahiyatçı İhsan Şenocak bir konuşmasında bahsedildiği gibi üniversiteye giden kızlar cehennemlik demedi. Yamalı haberi pek seven medya var olanı tekrar kendince yazdı. Olayı hükümete bağlayıp gericilik nağraları atmaya başladı.

Nasıl olsa eline bir fırsat verilmişti.

Peki İhsan Şenocak, ne demişti?

"Kızın şu sokaktan geçip de okula pantolonla giderken yüreğin parçalanıyor mu senin? 18 yaşında kaşını aldıran kızın, üniversiteye giderken o halde yüreğin parçalanmıyorsa vallahi kıyamet günü cehennem seni parçalayacak. Kot pantolonu ile erkeklerin bakışı arasında, kızın yürüyor delikanlılar arkasına takılmışlar, arkasından gidiyorlar yavrunu cehenneme attın cehenneme…"

Sözleri çarpıtıldı diyenler için Şenocak’ın konuşmasından ilgili bölümünü bire bir aldım. Kendisine atılan iftira da olsa bu sözleri de hakikaten onur kırıcı ve incitici…

Başörtüsünü Allah’ın emri gören bir anne olarak, muhakkak ki evladımın İslam’ın çizdiği ölçülerde giyinmesini isterim ama böyle bir üslubu da kabul etmem mümkün değil.

İlk İslam ile tanıştığımda Allah’tan sadece korkmak değil yüce Yaradan’ı sevmek de isterdim. Çünkü ne yazık ki insanların birçoğu İslam’ın güzelliklerini anlatmak yerine çocukluktan itibaren mevladan korkmayı öğretmişler. Zihin altımız onların istilasına uğramış.

Hem vallahi hem billahi topluma bunu yaşatan her kimse cezasını da görecektir.

Diğer taraftan bir kanser hastası yardım istediğinde cevap olarak gereğini yapmayıp sadece “Allah yardım etsin” diyenler, hak ve hukuku gözetmeyenler, Müslüman kardeşinin derdi ile dertlenmeyenler, hayat sadece bu dünyadan ibaretmiş gibi hareket edenler de cezasını görecektir.

Hani İhsan Hoca diyor ya sevindin mi kızın üniversiteyi kazandığında, 5 milyar maaş alacak, arabaya binecek, eşine mahkum olmayacak diye, elbette sevinilir buna...

Öyle hikayeler biliyorum ki her biri ayrı hüzün...

Evine ekmek götürmek zorunda olan, eşi tarafından aldatılan, işkence gören ve çalışmak zorunda kalan kadınlar mesela…

Hemen ikinci eş’lik teklif edilen ya da görmezden gelinen kadınlar...

Çaresizsen eğer kimse dönüp de arkasına bakmıyor bile.

Çocuğuna bakmak zorunda kalan ya da hasta olup da çalışamayan, çalışmak istese de torpili olmadığı için az bir ücrete eyvallah demek zorunda bırakılan kadınlarda kimsenin umurunda olmuyor.

Hoca efendiye sorarım yardıma muhtaç birçok kadın varken Allah rızası için onlara yardım elini uzatmak varken sen takıla takıla pantolona mı takıldın?

İslam’ın nasıl yüce bir din olduğunu anlatmak varken başka konu mu bulamadın?

Evine ekmek götürmek için çırpınan ama işsizlikten hayattan bezmiş babalar hiç mi aklınıza gelmez sizin…

Allah’ın emir ve yasaklarını anlatmanın güzel bir yolu yok mudur? Soruyorum İhsan hoca yok mudur?

Hiçbir anne baba çocuğunun kötü olmasını istemez. Bunun için de elinden geleni yapar. Belli ki hiddette sizde pek başarılısınız ama kadınların üzerinden sözlerinizi çekin artık.

Bu dinden korkutmayın, sevdirin artık…

Kapılardan çevrilen bir yudum ekmeğe muhtaç insanlara bunu yaşatanlar ne olacak biraz da ondan söz edin…

Her birey yapıp ettiğinin karşılığını görecektir, siz ne yaptınız önce onu düşünün!

Toplum olarak anlamı yutan, hakikati sahipsiz bırakan yığınlar nasıl olduk onu anlatın bize!

Her şeyden önce insan olmayı öğrenelim ki Rahman’da merhamet etsin hepimize…