Hollanda’nın başörtülü polisleri.. - Osman Elmacı
Osman Elmacı
Osman Elmacı

Hollanda’nın başörtülü polisleri...

Hollanda’nın başörtülü polisleri..

Yazarlar

Hep söylemişimdir. Hollanda Avrupa’nın laboratuvar ülkesidir. Avrupa’da çoğu yenilikler Hollanda’da kuluçkaya yatırılır.

İlkler ülkesi
Esrarın serbest satılması, eşcinsellerin evlenmesi, ötenazi’nin uygulanması (tıp biliminin var olan verilerine göre iyileştirilmesi olanağı olmayan veya dayanılmaz acılar içinde olan kişinin tıbbi yollarla öldürülmesi) dünya ülkeleri içerisinde bir 'ilkt'i.

Devamı var. Dünyanın en fazla bisiklet sürücüleri ve 2017 de yapılan araştırmaya göre mutlu çocuklar bile Hollanda’dan çıkıyor mesela.

Hollanda – Türkiye diplomatik krizi ne olacak? Nasıl çözülecek? derken Hollanda bir ilk ile yine dünya kamuoyuna seslendi. "Avrupa’da başörtülü polis olursa Hollanda bunun başını çeker" dedi.

Hollanda’da başörtülü polisleri

Başörtülü bayan polis, Avrupa’da yine ilklerde olacağı gözuküyor. Daha önce yasak olan başörtülü üniformalı polis, bügünlerde Hollanda polisinin eleman eksiklğini giderici ve daha çok toplumun aynası olmayı hedefleyen bir önlem olarak tartışılmaya başlandı.
Sevindim. Çünkü:
Dini veciblerini ( müslüman oldukları için) başörtü takan bayanlar polis olamıyordu. Dünyanın neresinde olursa olsun bu bir ayrımcılıktır. Bunun önüne geçilmeliydi.

Toplumsal devlet millet kucaklaşmasının önü açılmış olacak. Devlet her bir birey için vardır. Başörtülü kadını bazı görevlere kabul etmemek onları ikinci sınıf vatandaş yerine koymaktır. Başörtüye müsaade etmek: “Sizde bizdensiniz” demek olacak.

Peki bu tür ilklerde Hollanda neden dünyada öne çıkmakta? Kanımca iki nedeni var.

“Toplam” bir başarı hikayesi

Bir taraftan ürettiği ürünler, kullandığı inovasyon diğer taraftan sürekli yenilikçi liberal bakışı, Hollanda’yı tek bir alanda değil birçok alanda dünyada etkin kılıyor.

ABD'den sonra tarım ürünleri üretiminde dünyada etkin olan Hollanda dünyanın 17.ci ekonomisi. Hollanda iş adamları inovasyona yatırım yapıp rakiplerinin daima önünde olan, bulunduğu toplumlarda ekonomik çıkarları ön planda tutan bir ülke.

Hatta göreceksiniz, Hollanda - Türkiye diplomatik krizinin bana göre çözümünde Hollanda iş dünyası etkili olacaktır. Hollanda Türkiye’ye yatarım yapan ilk üç ülkeden biri.

Hollanda holstein inekleri, peyniri, yel değirmeni, futbolcu Scheinder - Cruif’u, lale’si ve Amsterdam’ı ile “pazarlaması” üniversitelerde araştırma konusu olarak okutulacak cinsten. Buradan çıkacak sonuç toplam – entegre bir başarı hikayesi.

80 yıllık din savaşları

Hollanda’nın dini konulardaki özgürlüklerinde 80 yıllık din savaşlarının önemi büyüktür. Uzun hikaye ancak derin izler bırakmış toplumda. Daha 20. Yüzyılın son çeyreğine kadar Katolikler ve Protestanlar birbirlerine kız alıp vermezler, iş yerlerinde çalışmazlardı.

Sonrasındaki “barışta” tüm dini guruplar Hollanda kendi siyasi partilerini, sendikalarını, televizyonlarını hatta okullarını kurmuşlar.

Kökeni 1798 yılına dayanan ancak 1917 de Hollanda Anayasasına ( 23. Madde) giren “Eğitimde özgürlük” yasasına göre örneğin Hollanda’da 50 ye yakın İslam okulları mevcut. Hatta bunların bazıları ise yüksek okul ve üniversite ayarında.

650 kilise, 500'e yakın camii ve 150 civarında sinagog’un bulunduğu Hollanda, Avrupa’da dini konularda özgürlükçü bir ülke.

Bilmem "Başörtülü poliste nereden çıktı şimdi" sorusuna cevap bulabildiniz mi?

Ey güzel ülkem Hollanda, bu tür yenilik ve özgürlüklerde hız kesmeden devam et. İş pazarındaki ayrımcılığa son ver, farklı düşünen insanların, siyasette önünü engel koyma. Irkçılık yapanlara beraber yaşama kültürümüzü daha etkin anlat. Bunları yap ve geçmişte olduğu gibi yine dünyada ilklerden ol!

Aklı selimine güveniyorum.