Hikmet Karaman: "İngilitere’de programlarda Cenk Tosun’un üzerine konuşmalar oluyor" - Röportaj
Deneyimli teknik adam SuperHaber'e konuştu...

Hikmet Karaman: "Alman Milli Takımı hocası Löw küme düşerken, ben ligde kaldım!"

Türk futbolunun deneyimli teknik adamlarından Hikmet Karaman ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Karaman, İngiltere'deki antrenman teknikleriyle Türkiye'deki teknikler arasındaki farklardan, Galatasaray'ın tartışılan hocası Tudor'un taktik değişimlerine kadar birçok konuda merak edilenleri anlattı...

Röportaj
Hikmet Karaman: "Alman Milli Takımı hocası Löw küme düşerken, ben ligde kaldım!"

Deneyimli teknik adam Hikmet Karaman ile SuperHaber ekibi olarak keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Yakın zamanda İngiltere'de bulunan Karaman, İngiliz antrenman tekniklerinden bahsederken,Türk futbolunda merak edilen birçok konuda da sorularımızı yanıtladı.

İngiltere’de Bournemouth takımının teknik direktörü Eddie Howe, İtalya’ya gidip Maurizio Sarri’nin antrenman metotlarını takip etmişti. Türkiye’de bu tarz örneklere pek rastlamıyoruz. Ancak siz yakın zamanda İngiltere’ye gittiniz. Çalışmalarınız ve gözlemleriniz nasıldı?

Büyük takımlarda görev yapan önemli teknik adamlar bu konuma gelmeden önce, hatta bu konuma geldikten sonra bile farklı teknik adamlardan hem bilgi hem takip alabiliyorlar. Guardiola Barcelona’nın ikinci takımını çalıştırmasıyla başlayan teknik adamlığında, Barcelona’ya geldiğinde hem Cruyff’dan hem de Bielsa’dan ve hatta Alex Ferguson’dan görüşüp bilgi almış biridir.

Senin vermiş olduğun örnekte de olduğu gibi teknik adamlar birbirlerini takip eder, birbirlerinden referans alırlar. Bizim de teknik adamlığa başlamamız Reinhard Saftig, Mustafa Denizli gibi isimlerin asistanlığı ile oldu.

Ben de sıkıştığım konularda, özellikle antrenörlüğümün başlangıç dönemlerinde, gerek Mustafa Hoca’dan gerekse yabancı teknik adamların bilgilerinden ve deneyimlerinden ders alıp düşünen bir teknik adam olmuşumdur.

Galatasaray teknik direktörü Tudor’un da bir Sarri hayranı olduğunu denediği taktiklerden çıkarmak da mümkün.

Öğrenmek, gelişmek, olayları yerinde görmek iyi ama kopya çekmek başarıyı getirmiyor. Çünkü siz bir şeyi görebilirsiniz aynı modeli takımınızda uygulayabilirsiniz. Bu sizi başarıya götürmez. Siz konuya vakıf olmalısınız, konuya hakim olmalısınız. Konuyu bildiğinizde elinizdeki materyale göre bu konuyu geliştirip farklı bir hale sokup uygulayabilirsiniz.

Tudor İtalyan kökenli. Futbolun defans yönünde, özellikle de top rakipteyken oynanan bölümünü, futbolculuk döneminde teknik adamlarda görmüş yaşamış biri.

Galatasaray’da da kendi bilgi birikimiyle birlikte bunları birleştiğinde başarıya ulaşabilir.

hikmet-karaman-1-1

Tudor neredeyse her maça farklı taktiklerle çıkıyor. Büyük takımlar her maça farklı taktikle çıkar mı?

Zaman zaman rakiplere karşı değişik taktiklerle hepimiz çıkıyoruz.

Rakibin zayıf ve güçlü yönlerini teknik adam belirler ve zaman zaman kuracağı 11’de, zaman zaman da oyun içindeki hamlelerinde uygular. Ama takımın bütünündeki oyun anlayışını değiştirmez.

Özellikle de Başakşehir’deki düşüncesini farklı bir skorla aldı. Mutlaka Tudor da maç sonunda kendi kafasında Başakşehir maçının kritiğini yapmıştır.

Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’nde gruptan lider çıkan ilk Türk takımı oldu. Beşiktaş’ın bu sezonki Avrupa macerasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fikret Orman’ı, Beşiktaş yönetimini, Şenol Güneş’i ve futbolcuları tebrik etmek lazım. Beşiktaş’ın taraftarı da ayrı bir 11.

Beşiktaş’ın başarısını bugünden ele almamak lazım. Geçen senede Avrupa’da başarılı bir sezon geçirdiler. Bu sezon başında ise Cenk Tosun’u gönderebilirlerdi. Bugün baktığımızda Beşiktaş’ın Cenk’i tutmakla ne kadar başarılı bir iş yaptığını görmüş olduk.

Bu da Türk futboluna bir mesaj aslında. Hedefe giderken takımın önemli parçalarından birkaçını devre dışı bıraktıktan sonra başarıya ulaşmak mümkün değil.

Beşiktaş’ın çeyrek finalde de rakibini elemesini bekliyorum. Şanslı kura falan değil, kim gelirse gelsin.

Şu ana kadar grup ikinciliği kesin olan tek takım Real Madrid.

Real Madrid gelsin. Geçmiş oyun düzeni Real Madrid’de bu sezon yok. Beşiktaş İspanya’da iyi bir sonuç alabilir.

Devre arası da gelecek oyuncularla çok farklı bir takım izleyebiliriz.

Stopere Vida’nın adı geçiyor.

Bence Vida transfer edildi. Beşiktaş adına birçok şey umuyorum.

Türkiye’deki ve İngiltere’deki antrenman tekniklerinin temel farkı neler?

Tottenham Real Madrid maçından sonra, yaklaşık otuz dakika sonra, topsuz, tempolu ve sadece koşuya dayalı idman yaptılar. Bu oyuncuların yıllık kazançları ortada. Maddi açıdan bir sorun yaşamamalarına rağmen o idmanda %100’ün üstünde bir efor gösterdiler.

Türkiye’deki futbolcular antrenmanda daha çok serbest zaman isterler. Türkiye’ye gelen yabancılar da bizim sisteme ayak uyduruyorlar.

Büyük takımlardan teklif aldınız mı?

Adnan Polat’ın başkan olduğu dönemde çok ciddi konulara kadar gelmiştik. Daha sonraki dönemlerde de buna benzer konuşmalarımız oldu. Futbolda gündeme gelebiliyorsunuz ama nihayetinde de seçici bir yönetim var. Türkiye’de isminiz ortaya atıldığında iş o anda bitmeli, bitmediğinde spekülasyonlar gündemi değiştirebiliyor. Dolayısıyla olmayacak diye bir şey yok.

Önümüzde daha uzun bir yol var. Futbol her zaman değişken, kendinizi her zaman her yerde görebilirsiniz.

WhatsApp_Image_2017-11-23_at_11.00.59_1

İngiltere’de çalışmayı düşünüyor musunuz?

En büyük hedefim bu ama bunun içinde İngilizceyi de çok iyi konuşmak gerekiyor. Çat pat konuşmak yetmiyor. Benim bu konudaki çalışmalarım devam ediyor. Önemli olan konuşur hale getirmek.

Guardiola, aksanı ayrı 3 İngiliz hocasından İngilizce dersi alıyor. Ancelotti de Bayern Münih’e gitmeden Almanca öğrendi.

Benim Lucescu’ya tavsiyem; ne olursa olsun Türkçe konuşsun.

Cenk Tosun’u takip eden takımların hangileri olduğunu biliyor musunuz?

İngilitere’de programlarda Cenk Tosun’un üzerine konuşmalar oluyor. Ben de birkaç kulübe gittiğimde sorulan isimlerden biri de Cenk’ti.

Kulüp ismi verebilir misiniz?

Spekülasyonlara gerek yok. Ben bir kere isim verdim, ertesi gün gazetelerde bambaşka şeyler gördüm.

Yabancı sınırı hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Lucescu’nun bir açıklaması vardı: “Yabancı sınırını düşüreceğiz” demişti.

Bu konuyu aslında biz tartışmalıydık ama Lucescu gündeme getirdikten sonra tartışılmaya başlandı. Benim bir sorum var: Yabancı sınırı olsaydı, Beşiktaş bu gruptan lider çıkabilir miydi?

Belli kriterleri getirelim ama yabancıya sınır koyalım mantığını desteklemiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklama zamanlama olarak çok önemliydi yoksa tartışma farklı boyutlara taşıyorlardı. Süper Lig’de 15 16 tane yabancı oyuncusu bulunan kulüpler var. Bu kararları dikkatli bir şekilde inceleyip almak gerekiyor.

Teknik direktörlük kariyeri yaşam için uygun bir kariyer mi?

İnsan mesleğini sevmeli. Sevdiğimiz zaman zorlansak bile keyif alırız.

Teknik direktörlük demeyelim, koçluk diyelim. Koçluk liderliktir. Yöneten olmak farklı bir durum.

Ben işimi seviyorum ve severken de zevkle yapıyorum. Gelişimi takip etmeli. İşine odaklı, sorumluluğun bilincinde olmak gerekiyor.

Nihayetinde siz bir şehri temsil ediyorsunuz.

Bielsa- Pochettino, Van Gaal- Jose Mourinho, Jose Mourinho- Villas Boas örneklerinde baktığımızda teknik direktörlerin yetiştirdikleri kişileri görüyoruz. Peki, bizde bu durum nasıl?

Fatih Terim birçok isimle çalıştı. Onlar başarısız olmuş olabilirler veya uzun süreçte görev almamış olabilirler.

Ümit Davala, Hasan Şaş, Müfit Erkasap, Metin Tekin, Mehmet Özdilek; bu isimler Fatih Hoca ile çalıştı.

Aslında biz şöhret olanı tanıyoruz, Türkiye’de herkes şöhret olamıyor. Benden sonra 2. veya 3. ligde çalışan teknik adamlar oldu.

Sizin saydığınız isimler uç örnek değil ama Avrupa’da başarı şansınız daha çok.

Şuna inanıyorum ki, biz Türkiye’de yaptığımız başarıyı yabancı ülkede yapsaydık orada en önemli teknik direktörlerden olurduk.

Ben Adanaspor’dan Kocaelispor’a geldim; Adanaspor’da da Löw görevi devraldı.

Kocaeli lig sonuncusuydu, ben Kocaeli’yi ligde tuttum Adanaspor küme düştü. Aynı Löw şimdi Almanya Milli Takımı’nın teknik direktörü.

Avrupa’nın bakış açısıyla bizim bakış açımız farklı.

Galatasaray’da başarısız sonuçlardan sonra Ayhan Akman’ın gönderilmesi gündemdeydi. Yardımcı antrenörün görevi ve önemi nedir?

Türkiye’de yardımcı antrenörlerin çoğu futboldan gelen ve birilerinin yanında kendilerini geliştirmek isteyen kişiler.

Futbolu bıraktıktan sonra yurt dışına gidip dil eğitimi alan ya da oradaki antrenman taktiklerini izleyen birileri yok.

Türkiye’de deneyim kazanmaya çalışıyorlar ancak bu yeterli değil.

Yardımcı antrenörler antrenmanın önemli bir kısmını yaptırmak zorundalar.

Atletico Madrid’ten Barcelona’ya transfer olan Arda Turan’ın, Galatasaray taraftarının istemediği bir isme dönüşmesinin sebebi sizce ne?

Arda, Galatasaray’a gelmek istiyor mu ya da Galatasaray Arda’yı transfer etmek istiyor mu? Bu doğru mu, değil mi önce bunu bilmek gerekiyor.

Arda Turan’ın Barcelona’dan sonra Avrupa’nın büyük bir kulübünde görev yapmasını isterim ama Galatasaray’a da gelebilir tabii ki.

Son dönemde yaşanan olaylardan ve Barcelona’da forma giymemesi böyle bir algıyı da gündeme getirmiş olabilir ama bunun doğruluğunu bilmiyorum. Bu sebeple bu soruyu cevaplamayacağım.

Gençlerbirliği’nde ilginç bir süreç yaşandı. Ümit Özat takımdan gönderilip Mesut Bakkal takımın başına getirildi. Başarısız sonuçların ardından Mesut Hoca yerine Ümit Hoca tekrar takımın başına getirildi. Bu süreci nasıl değelerlendiriyorsunuz?

Başkan ve yönetim kurulu var, neticede onların takdiri. Ümit Hoca’nın açıklamaları doğruysa bu büyük bir cesaret. Başarılı olursa bence herkes alkışlar ama başarısız olursa büyük bir risk almış olur. Gençlerbirliği yönetimini de eleştiriye sokabilir ama asıl riski Ümit Hoca aldı.

Ben konuya daha genel bakıyorum. Ülkemizde bu tip olaylar yaşanıyor. Onun için konuyu spekülasyon haline getirmeye gerek yok. Zaman en iyi ilaçtır diyoruz ya, zaman içinde hepimiz kimin ne yaptığını göreceğiz. Bazen alkışlayacağız bazen eleştireceğiz.

SuperHaber Hasan Begdili