Fikret Ercan’a ayıp olmuyor mu?

İzzet Çapa

İnsanlığın aya ayak bastığı sene adım attı Hürriyet’e Fikret Ercan.

Kurumun her kademesinde görev aldı. Nezih Demirkent’ten Çetin Emeç’e, Ertuğrul Özkök’ten Enis Berberoğlu’na, Sedat Ergin’den Fikret Bila’ya amiral geminin kaptan koltuğuna geçen bütün isimlerle gayet uyumlu çalıştı.

Bunu ister onun gazetecilikteki maharetine yorun, ister "gelen ağam, giden paşam" omurgasızlığındaki felsefesine...

Ama Sezar'ın hakkı Sezar'a, 50 yıl patronlarını ve Hürriyet'i parmağında oynatmayı başardı; yıldızı da en çok Özkök döneminde parladı. Şöhretler dünyasının en ucuzundan neoların en tepesindeki isimlere kadar herkesle yakın dostluklar kurdu. Özellikle de kadın şarkıcılarla... Magazin servisinin yazı işleri masasındaki ‘büyük abisi’ konumundaydı.

Bugün Oray'ın köşesinde yazdığı gibi "Hürriyet içinde mesafeleri ortadan kaldıran, magazincilerin kendi ekonomik çarkını işleten düzenin başındaydı!" mı bakın onu bilemem... Bu konuda elbette çok duyumum var ama onları yazmanın günü bugün değil...

Ekonomiden magazine bütün departmanlar üzerinde belirgin bir ağırlığı vardı. Bir dediği iki edilmez, rica ettiği bütün haberler ve bültenler en afilisinden kullanılırdı.

Açıkçası benim aram hiçbir zaman çok iyi olmadı Fikret Ercan’la. Hatta gazeteden istifa ettikten sonra yazdığım bir iki eleştiri yazısı yüzünden sabahın altısında hakaretamiz, tehdit dolu mesajlar almışlığım bile vardır kendisinden.

O yüzden Instagram'da nikah şahidi olduğu Mahsun gibi duygulu cümleler kurabilecek hassasiyeti görmedim kendimde. Gülben'i, İclal'i, Özcan'ı yere göğe koyamamış Fikret Abileri'ni... E hakkını ödeyemezler, anlıyorum onları da ama ne hazindir ki hiçbir gazeteci veda etmemiş sosyal medyadan bile yarım asırlık ihtiyar kurda...

Ancak kimse kusuruma bakmasın ama eğer bu adam Hürriyet’e elli yıla yakın öyle ya da böyle emek verdiyse, arkasından iki cümlelik veda yazıları bekledim haliyle.

Hafta sonu kimselerden ses çıkmadı. Bugün gazeteyi açınca baktım ki ne Yayın Yönetmeni Fikret Bila’nın, ne Okur Temsilcisi Faruk Bildirici’nin, ne de kadim dostları Fatih Çekirge ve Ahmet Hakan'ın köşesinde tek satır yok... Oysa aynı Ahmet Hakan, Melih Gökçek'e bile kaç kez veda yazısı yazmıştı, hatırlarsanız!

İnsan düşünmeden edemiyor, acaba 50 yıllık Fikret Abiniz'in Melih Gökçek kadar hükmü yok muydu gönlünüzde?

Yoksa bilmediğimiz yüz kızartıcı bir sebepten mi gönderildi nam-ı diğer Arap Fiko? Eğer vaziyet gerçekten böyleyse bunu okurunuzla paylaşmanız gerekmez miydi?

Yok eğer öyle değilse, o zaman Fikret Ercan’ın elli yıllık hakkını teslim etmek zorundasınız.

İşin en hazin tarafı Fikret Ercan'ın gönderilmeden bir gün önce attığı Instagram paylaşımında gizli... Ajda Pekkan'ın, Cengiz - Berna Semercioğlu çiftinin, Behzat Gerçeker, Samsun Demir ve Selim Akçin'in olduğu Papermoon'daki o son akşam yemeğinde aynen şunları yazmıştı Fikret Ercan: "Bir yılı temize çektik, gelecek yıl için umutlar tazeledik..."

Belli ki ertesi gün başına geleceklerden bi' haberdi 50 yıl derin Hürriyet'i elinde tutan adam...

Hayat hakikatten enteresan, yeri geliyor kendine hakaret edenlerin hakkını bile savunmak durumunda kalıyor bazen insan...

Peki Fikret Ercan neden gönderildi? Az sonra...