Beyaz bir kız ile Afro- Amerikalı bir erkeğin ilişkisi bakalım bizi nerelere götürecek? - Ayla İbar
30℃
İstanbul
22 Temmuz 2017
Ayla İbar
Ayla İbar

Beyaz bir kız ile Afro- Amerikalı bir erkeğin ilişkisi bakalım bizi nerelere götürecek?

Beyaz bir kız ile Afro- Amerikalı bir erkeğin ilişkisi bakalım bizi nerelere götürecek?

Yazarlar

Kapan (Get Out-2017)

Tür: Korku / Yapım: Amerika / Yönetmen: Jordan Peele

“Beyaz bir kız ile Afro- Amerikalı bir erkeğin ilişkisi bakalım bizi nerelere götürecek?”

Amerika’dan ırkçılığı masaya yatıran yeni bir film daha “Kapan” filmi, siyahi genç bir erkek ile beyaz güzel kızın ilişkilerini konu ediyor. İlişkilerinin dördüncü ayını geride bırakan Chris (Daniel Kaluuya) ve Rose (Allison Williams) artık bir sonraki aşamaya geçmek ve ailelerle tanışmak için harekete geçiyor. İlk olarak Rose’un şehir dışında tutucu bir bölgede yaşayan ailesini ziyaretle gidiyorlar. Ancak Rose ziyaret öncesinde ailesine arkadaşının siyahi olduğundan bahsetmiyor.

Rose’un ailesine ve çevresine şöyle bir baktığımızda ise; anne psikiyatr-terapist, baba beyin cerrahı ve varlıklı bir aile. Göl kenarında büyük bir malikanede yaşıyorlar. Bir de erkek kardeş var, biraz asi ve sorunları olan genç. Ailenin yanlarında çalışan tüm yardımcılar ise siyahi.

Chris’in endişe ettiği gibi ırklar arası bu ilişkiye aileden farklı, hatta biraz garip tepkiler gelmeye başlıyor. Bu tepkilere evdeki yardımcıların tuhaf davranışları da eklenince gerilim hızla tırmanıyor. Ayrıca bu ziyaretin olacağı hafta sonuna ailenin yıllardır üye olduğu dernek toplantısı da ilave olunca, çift bir anda kalabalık bir aile ve aile dostları ile çevrili bir evde kendilerini buluyorlar.

Chris’in aile tarafından hemen fark edilen kötü bir alışkanlığı var; sigara. Anne ise tam da bu işin uzmanı “hipnoz ile sigara bırakma” terapisi yapıyor. Çok da başarılı olduğu söyleniyor. Ancak Chris çok ilgili gözükmese de izni olmaksızın kendini bu terapinin içinde buluyor. Bu kültürlü, maddi problemi olmayan ve de kibar olmaya çalışan aile ile ilişkiler gerilmeye başlıyor.

Acaba bu genç çiftin ilişkisi nasıl devam edecek? Irkçılık, ayrımcılık konuları derken adım adım finale yaklaşıyoruz.

Filmin yönetmeni komedi oyuncusu olan ve ilk yönetmenlik denemesini yapan Jordan Peele. Bu farklı kulvardan geçiş de gösterdiği başarı birçok eleştirmen, sinemacı tarafından çok konuşuldu ve de iyi puanlar aldı. Ayrıca Peele filmde sadece yönetmen de değil. Senarist ve yapımcı olarak da görev alıyor. Hem kendi uzmanlık alanından bu kadar uzak bir türde hem de birçok masada çalışırken bence de dikkat çeken bir film ile karşımızda olmayı başarıyor.

Film gerilim/korku türünde klasiklere uygun çekim teknikleri ve kurguya sahip. Yakın çekimler, odaklanmalar, genel ve uzak çekimlerde ise filmin ruh haline uygun düzenlemeleri tercih eden yönetmen kurguda da akışa uygun düz bir anlatımla ilerliyor. Gerilim filmlerinde hep alışık olduğumuz akşam, gece, karanlık kasvetli hava ise bu filmde hemen hemen hiç yok. Aydınlık, açık hava ve hatta gündüz çekimleri göz dolduruyor. Hem az çok sonunu tahmin ettiğimiz şekilde hem de heyecanla ilerleyen senaryoda inandırıcılık ve tutarlılık izleyiciyi doyuruyor.

En önemli detaylardan biri ise ırkçılık sorunlarını gündeme getirirken aile ve kasaba seçimlerinde kaba, kültürsüz ve tutucu kesimi vurgulamak yerine toplumda statü sahibi bireyler seçmesi çok daha ilgi çekici olmuş. Tutucu bireyleri, aileleri, kasabaları masaya yatırırken güncel toplum olaylarına da gönderme yapmaya çalışıyor.

Amerika’da son yıllarda daha da çok üzerinde durulmaya başlayan siyahların sorunlarına değinirken, onların başarılı olduğu konuları, fiziksel üstünlüklerini de tekrar tekrar hatırlatıyor.

Sonuç olarak; şık bir anlatımla işlenmiş, teknik olarak keyifle izlenen bir korku filmi. Senaryoda siyasi, toplumsal sorunları işlerken aralara bazı komedi unsurları yerleştirmek istemişler. Ancak sanki tam olarak oturmamış. Bence gerek de yokmuş. Bu korku/gerilim-komedi bir arada olunca filmin ruhu ya da duygusu kayboluyor. Ama film tümüyle kendi içinde tutarlı ve inandırıcı. Oyunculuk performanslarında ise Daniel Kaluuya (Chris) göz dolduruyor. Film bu yıl içinde gerek yönetmeni gerek ana fikri ve gerekse de sade sinema diliyle daha çok konuşulacak gibi.

İyi seyirler.

İlk yorum yazan siz olun.
Yorum Yap