Başbakan Binali Yıldırım AK Parti Grup Toplantısı'nda konuşuyor... - Gündem
24℃
İstanbul
24 Temmuz 2017
AK Parti Grup toplantısı

Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'na "Kontrollü darbe" yanıtı!"Kendi kontrolünü başkalarına..."

AK Parti Genel Başkan Vekili ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Yıldırım, konuşmasında CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun "Kontrollü darbe" sözlerine yanıt verdi... Yıldırım, "Kontrollü darbe diyerek, kendi kontrolünü başkalarını kaptıranlar var." dedi... Başbakan Yıldırım bu hafta görüşmelerine başlanacağını belirtti Meclis İç Tüzüğü'nün 2019 yılına kadar geçerli olacağını söyledi... Başbakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 23-24 Temmuz'da Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan'dan oluşan körfez turuna çıkacağını da açıkladı...

Gündem
Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'na "Kontrollü darbe" yanıtı!"Kendi kontrolünü başkalarına..."

AK Parti Genel Başkan Vekili ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Yıldırım, konuşmasında CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun "Kontrollü darbe" sözlerine yanıt verdi... Yıldırım, "Kontrollü darbe diyerek, kendi kontrolünü başkalarını kaptıranlar var." dedi... Başbakan Yıldırım bu hafta görüşmelerine başlanacağını belirtti Meclis İç Tüzüğü'nün 2019 yılına kadar geçerli olacağını söyledi... Başbakan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 23-24 Temmuz'da Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan'dan oluşan körfez turuna çıkacağını da açıkladı...

İşte Başbakan'ın konuşmasından satır başları;

"Terör örgütü darbe üstüne darbe aldıkça savunmasız masum insanlara saldırıp gerçek yüzünü gösteriyor. Terörist kalleştir, terörist korkaktır. Bölücü terör örgütü artık çaresiz, nefes alamaz hale geldiler. Bölgede şuan çok yoğun operasyonlar devam ediyor.. Dağlarındaki inlerinde bile saklanamıyorlar. Çaresizliklerinin nedeni budur. Bunun için sivil ve savunmasız insanları hedef alıyor. Sadece sınırlarımız içerisinde değil sınır ötesinde de uluslararası hukuktan doğan haklarımızı kullanarak mücadelemiz devam edecek.

MİLLETİN MÜCADELESİNİ YENİDEN HATIRLADIK

Dünyanın dört bir yanında şehitlerimize dualar edildi. Biz de 15 Temmuz günü bu törenlerin yapıldığı saatlerde ilk olarak İstanbul'da Şehitler Köprüsü'ne yüz binlerce vatandaşımızla beraber yürüdü. Sadece şehadete gelenler için değil gelmiş geçmiş, vatanın bağımsızlığı, milletin birliği, demokrasimiz için şehit olan bütün vatan evlatları için ellerimiz semaya kalktı. O kutlu şehitler vatanını 1 dolara satmaya kalkan FETÖ'cülere karşı koyarken bir an bile tereddüt etmedi. Necip milletimiz şehitlerine sahip çıkarak büyük bir ahde vefa örneği göstermiştir. 15 Temmuz'u adeta yeniden yaşadık, milletin mücadelesini yeniden hatırladık.

KILIÇDAROĞLU'NUN MİLLETE ÖZÜR BORCU VAR

15 Temmuz'u anlayamayan, milletimizin şanlı direnişine leke sürmeye çalışanların olduğunu görüyoruz. Kendi korkularını saklayıp milletin cesaretini görmezden gelenler var. Yaşananlara kontrollü darbe diyerek kendi kontrolünü başkasına kaptıranlar var. Biz bize söylenenlere bir yere kadar müsamaha gösteririz ancak şehitlerimize laf söylenmesine asla izin vermeyiz. Bunu yapanlar millete karşı en büyük ayıbı işliyor. Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere bunların milletimize, gazilerimize, şehit ailelerine özür borcu var.

Ana muhalefet partisi başkanı yol yorgunu.

CHP GİZLİ HAYRANLIK DUYUYOR

Pensilvanya'ya tutsak olanlara yüz vermek şehitlerimizin ruhunu incitmektir. Siyasi ikbal uğruna milletin karşısına oluşan şer ittifakıyla oy ve iktidar hesabı yapmak siyasetten düşülebilecek en büyük noktadır. Ana muhalefet partisi böyle giderse sözde adalet mitinglerini övmek için gizli gizli hayranlık duydukları AK Parti mitinglerinin fotoğraflarını kendilerine aitmiş gibi devam edecekler. 15 Temmuz siyaset kurumunun ve devletin topluma borçlandığı, yükümlülük altına girdiği tarihi bir dönemdir. 15 Temmuz Türkiye'nin bundan sonraki istikametini tayin edecek tarihi bir dönüm noktasıdır.

BU BORCUN ÖDENMESİ MECBURİYET

Türkiye'de 15 Temmuz'u referans almadan yapılacak her siyasi değerlendirme yok hükmündedir. Devlet ve siyaset sivil toplum bu yıl dönümü vesilesi ile yeniden düşünme imkanı bulacak. 15 Temmuz bir anlamda devletin topluma borçlandığı tarihi bir dönemdir. Bu borcun ödenmesi bir mecburiyet oldu.

OHAL İNCELEME KOMİSYONU ÇALIŞMAYA BAŞLADI

Bugüne kadar 168 bin 977 şüpheli hakkında işlem yapıldı. 33 bin 180'i kamu görevinden uzaklaştırıldı. 111 bin 240'ı ihraç edildi. Diğerleri de yapılan incelemelerden sonra görevine iade edildi. Aralarında mükerrrer olanlarla birlikte 300 bin itiraz başvurusu alındı. Bunların hepsi tek tek inceleniyor. Başvuruların çok yönlü ve detaylı incelemek amacıyla OHAL İnceleme Komisyonu'nu KHK ile kurduk ve dün itibarıyla çalışmaya başladı. AHİM'de yapılan başvuruları bu komisyonu yeni bir iç hukuk yolu olarak gösterip ve bunu işaret ederek bu müracaatları reddetti. Ülkemiz aleyhine 24 bin başvuru varken bu başvuru sayısı 12 bine inmiştir. Önümüzdeki günlerde bunun tamamı reddedilecek ve başvurular İtirazları İnceleme Komisyonu'nda ele alınacaktır.Toplam başvuruların 120 bin civarında olacağını tahmin ediyoruz.

KURUNUN YANINDA YAŞ YANMAYACAK

Kurunun yanında yaş yanmayacak. Bu komisyonun en önemli özelliği incelemelerden sonra eğer göreve iade yönünde bir karar çıkarsa ilgili kurum 15 gün içerisinde o kişiyi tekrar görevine başlatılacak. Yapılan memuriyette çıkarma işlemi doğru olarak teyid edilirse o zaman da muhatabın yargıya gitme yolu açılmış olacak. Ondan sonrası yargının işidir. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde insanlar hukukun öngördüğü kurallar çerçevesinde haklarını ararlar ve yargılama gerçekleştirir. Hiçbir devlet kendisine sadakat göstermeyen memurlarla çalışmaz. Bile bile içeriden senin sırtına hançer saplayacak insanlar varken nasıl yöneteceksiniz ülkeyi? Tabii ki bu temizlik yapılacak. Sonuna kadar yapılacak. Hiçbir mikrop kalmayacak şekilde bu temizliği yapacağız. Zalimle mazlumu da aynı kefeye koymayacağız.

KİMSENİN GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMAYIZ

Yüce Meclis'e OHAL'in 3 ay uzatılması için müracaatımızı yaptık. Meclis genel kurulumuz bu konuyu görüştü ve AK Parti ile MHP'li milletvekillerinin desteğiyle OHAL 3 ay daha uzamış oldu. OHAL vatandaşa değil devlete, idareye ilan edildi. İsteyen mitingini, yürüyüşünü yapıyor. Herkesin işi gücü yerinde. Vatandaşlarımızın hayatı huzur ve güven içerisinde devam ediyor. OHAL'i bahane ederek Türkiye'nin büyümesi, gelişmesi, ilerlemesinin önüne taş koyan hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayız.

RUM TARAFINA KIBRIS TEPKİSİ

Herkes yerini bilsin. Devletimiz ve hükümetimiz şehitlerimizin ve bu aziz milletin hakkını terör örgütlerine ve onların yan sanayi siyasetçilerine yedirmez. Hükümetimiz milletimizin huzur ve güvenliğini sürdürmek için kararlı tutumunu sürdürüyor. Türkiye'nin sabrını zorlayan uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan gelişmeleri de yakından izliyoruz. Bizim hükümet olarak çözüm parolasıyla gittiğimiz İsviçre'deki Kıbrıs görüşmeleri ne yazık ki Rum tarafının uzlaşmaz ve çıkar gözeten tavrı yüzünden çıkmaza girdi. Biz Kıbrıs'ta müzakere yaparken Rum kesimi Akdeniz'de sondaj yapmak amaçlı bölgeye gemi göndermesi çözümü dinamitleyen bir girişim olmuştur. Bu Rumların çözüm konusundaki samimiyetsiz yaklaşımları bir kez daha ortaya koymaktadır.

AB'YE REST: TÜRKİYE'YE ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERENLER...

Hükümetimiz uluslararası hukuktan doğan haklarını sonuna kadar kullanacaktır. Kafa karışıklığı oluşturan, Türkiye'ye aba altından sopa gösteren AB, Türkiye'ye AB kapısının kapanacağı gibi bir tehditte bulunanlar bilsin: AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin AB'ye ihtiyacından daha fazladır.

YANIBAŞIMIZDA DEVLET KURMAK İSTEYENLER...

İsrail'in Mecsid-i Aksa'yı kapatmasının hiçbir mantıklı açıklaması yoktur. Ortadoğu'da fitili ateşlemeye hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz. Türkiye bölgede yapıcı ve aktif rol oynamaya devam edecektir. Yanıbaşımızda sözde referandumla sözde bağımsız devlet kurmaya çalışanlar da hiç şüpheniz olmasın sükutu hayale uğrayacaklardır. Hiç kimse Türkiye'yi hafife almasın. Bu ülke 15 Temmuz direnişi, 16 Nisan yükselişiyle darbeleri tarihe gömmüştür. Bu ülkeye bir daha 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat yaşatamayacaklar. FETÖ, PKK, DEAŞ adı ne olursa olsun bütün hainlerle mücadelemiz devam edecektir.

KATAR KRİZİ

Katar'ı hedef alarak tırmandırılan anlamsız krizin çözülmesi için bugün de Türkiye yapıcı aktif rol almaya devam edecek. Cumhurbaşkanımız 23-24 Temmuz'da Kuveyt, Suudi Arabistan ve Katar'a ziyaret gerçekleştirecek. Bağımsızlık referandumu ile bağımsız devlet hayali kuranlar da sukutu hayale uğrayacak.

BU İÇTÜZÜK 2019'A KADAR GEÇERLİ OLACAK

İçtüzük niye değişiyor. Çok açık. Parlamentonun verimli çalışması. Bu içtüzük geçici bir içtüzük. 2019 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devreye girdikten sonra yeni bir içtüzüğe ihtiyacımız olacak. Bu değişiklik, 2019'a kadar geçerli olacak. 2019 gelmeden yeni içtüzük de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ruhuna uygun olarak yeni baştan yazılacak.

"