Ay Işığı (Moonlight, 2017) - Ayla İbar
Ayla İbar
Ayla İbar

Ay Işığı (Moonlight, 2017)

Ay Işığı (Moonlight, 2017)

Yazarlar

Tür: Dram / Yapım: Amerika /Yönetmen: Barry Jenkins

“Sekiz dalda Oscar Adayı olan yılın en çok konuşulan siyahi filmi, peki senaryosu orijinal mi? Uyarlama mı?”

La La Land (Aşıklar Şehri), Manchester by the Sea (Yaşamın Kıyısında), Arrival (Geliş) filmleriyle birlikte en çok konuşulan diğer film ise Ay Işığı (Moonlight). Film, yurt içi ve yurtdışı eleştirmen, sinema otoritelerinin neredeyse genelinden tam ya da tama yakın not aldı. Cinselliğe yaklaşımı, sinematografisi, senaryoyu işleyişi, oyunculuk performansları ve yönetmen başarısı tek tek incelendi, övgülerle karşılandı.

Film gerek başrol gerek yan roller gerekse de yönetmen ve senarist olarak Afro-Amerikan bir ekip tarafından inşa edilmiş, hatta beyaz bir oyuncuya bile yer verilmemiş bir yapıt. Tümüyle siyahi hayat ve onların sorunları üzerinden bir anlatım geçerli. Senaryoya baktığımızda siyahilerin yaşadığı kenar mahalle yaşantısına, burada yetişen bir erkeğin kendini bulma çabasına odaklanıyor. Aynı zamanda cinsel temalara da yer veriyor.

Sinematografisi, senaryo işleyişi, karakterleri alışılagelmiş olmayan özgür, farklı bir bakış açısına sahip bir film Moonlight. Ancak bu özgür düşünce hem teknik hem de senaryo hem de oyunculuk performansı olarak filme layıkıyla yansımış mı tartışılır. Fakat özgürlükçü yaklaşımlar birçok otoritenin sevdiği, hoşlandığı bir yöntem olarak günümüzde hep ön sırada. Oscar ve diğer Amerikan ödülleri de son yıllarda artık klasik işleyişten uzaklaşmaya çalışıyor sanki, bir yaratıcılık, özgürlük arar gibi.

Bu yıl Oscar’da ise yaratıcı bir çalışma aranırken diğer konular da ön planda olacak gibi. Bir tarafta geçen sene alınan eleştiri ve baskılar (yeterince siyah aday olmaması konusunda), bir tarafta yeni bir Başkan, onun sinemaya, sanatçılara ve hatta ırklara karşı bakış açısı derken kararlar nasıl olacak hep birlikte izleyeceğiz.

Vizyonda ve İF İstanbul Festivali’nde “Moonlight”

Tüm bu tartışmaların ortasında ülkemizde Ay Işığı (Moonlight) hem vizyonda hem de İF İSTANBUL FESTİVALİ’nde izleyicileriyle buluşmaya başladı. Bir erkeğin çocukluk yaşlarından başlayan hikayesi üç ayrı zaman diliminde (çocukluk, ergenlik, yetişkinlik) üç ayrı oyuncu tarafından işliyor. Ayrıca bir erkeğin hayatta kendini bulabilme, yaşamda bir yer edinebilme çabalarını, zorluklarını verirken cinsel tercihlere de değiniyor. Bu üç ayrı yaşam kesiti etkileyici bir kurgu ile birleştiriliyor. Eleştirmenlerce en çok konuşulan ise “yüzme öğretme” ve “eş cinsel yaklaşım” sahneleri oldu.

1979 doğumlu Barry Jenkins filmin siyahi genç yönetmeni ve senaristi. Aynı filmdeki gibi Miami’de doğmuş, çocukluğunda baba ve anne figürü olmaksızın bir yaşam mücadelesi vermiş bir erkek. Belki de senaryoyu kaleme alınırken yönetmen kendi yaşanmışlıklarından da yararlanmıştır. Jenkins uyarlama senaryo yazılımı, kısa film, reklam dünyası işleri ile birlikte 2008 yılında Medicine for Melancholy adlı film ile çıkış yapıyor. Ödül de alan bu film sonrasında 2016 yılında yapımı tamamlanan Ay Işığı (Moonlight) ile yeniden karşımıza çıkıyor, bu sefer daha iddialı.

Orijinal Senaryo mu? Uyarlama Senaryo mu? Oscar Uyarlama, Bafta Orijinal kategorisine alıyor.
Moonlight; Tareli Alvin McCraney’in “Ay Işığı Siyahi Çocukları Mavi Gösterir” (In Moonlight Black Boys Look Blue) eserinden esinlendiği düşünülen film ile ilgili birçok tartışma yaşandı. Filmin yönetmeni ve senaristi Barry Jenkins hem uyarlama olmadığını hem de bu eser olmasaydı bu senaryo olmazdı söylemleriyle tereddütleri daha da arttırdı. Sonrasında sinema otoritelerin değerlendirmeleri ile Bafta Ödülleri filmi “En İyi Orijinal Senaryo” listesinde aday gösterirken, Akademi Oscar Ödülleri ise “En İyi Uyarlama Senaryo” listesinde adaylığını uygun buldu.

Adaylıklar, ödüller böylece başladı. Film Oscar ödüllerinde sekiz adaylık alırken (En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Uyarlama Senaryo, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Kurgu, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Orijinal Müzik) diğer ödül törenlerinde de isminden söz ettirdi.

Altın Küre Ödüllerinde altı adaylık (En İyi Film -Dram, En İyi Yardımcı Erkek, En iyi Yardımcı Kadın, En İyi Yönetmen, En iyi Film Senaryosu, En iyi Film Müziği) alırken sadece “En İyi Film -Dram” ödülünü kucakladı. Ayrıca; SAG Ödüllerinde üç adaylık (En İyi Ekip Performansı, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu) aldı ama sadece “En iyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülünü evine götürmeyi başardı.

İngiltere Bafta ödüllerinde ise dört adaylık (En İyi Film, En iyi Orijinal Senaryo, En iyi Yardımcı Erkek, En İyi Yardımcı Kadın) yakalarken maalesef ki hiçbirini ödüle çeviremedi.

Özetle:

8 Oscar Adaylığı,
6 Altın Küre Adaylığı ve “En İyi Film-Drama” ödülü,
3 SAG Adaylığı ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ödülü,
Ve Amerikan Film Enstitüsü tarafından 2016 yılının “En İyi İlk 10 Filmi” listesine yerleşen Moonlight; 1980’li yıllarda Miami’de başlayan bir erkeğin hayat hikayesini, çok yabancı olmadığımız uyuşturucu ağı, ekonomik sorunlar, siyahi kenar mahalle yaşantısı içinde işliyor. Yine filmin ana teması olan bir erkek çocuğun büyüme, hayatta yer edinme, kendini bulma, cinselliği keşfi konuları da son yıllarda sık sık karşımıza çıkan diğer detaylardan. Git gide dramatik öğelerin ağır bastığı hikâye içinde estetik öğelerin ve oyunculuk performanslarının da tam olarak bekleneni verdiğini söylemek çok mümkün değil. Ama Naomie Harris (Paula) kötü anneyi canlandırmadaki performansı hafızalarda kalacak gibi.

Mavi tonların ağır bastığı film kartelasında en çok akılda kalan ise üç ayrı zamanın kurguda hoş bir şekilde birleştirilmesi. Özgürlükçü, yaratıcı film olarak nitelenen Moonlight bekleneni tam olarak veremiyor, izlenmesi zor bir filme dönüşüyor. Belki de bu kadar sözü edilen ve beğenilen filmde çok beklentiye giriyor insan. Benim favori Oscar adaylarımın içinde yer almayan, ama birçok ödülü ve adaylığı olan filmi görmek isteyen izleyicilere keyifli seyirler dilerim.

  • Yorumlar