Aşkın Krallığı (A United Kingdom-2017)

Ayla İbar

  • »

Tür: Biyografi, Dram / Yapım: İngiltere

“Gerçek bir hikaye ile ırklar arası evlilik, sömürgecilik, İngiltere ve Afrika tarihi… ”

Son yıllarda sinemada en popüler konulardan biri de ırklar arasında yaşanan sorunlar. Bunlar genellikle karşımıza gerçek tarihi olaylar, biyografik düzenlemeler ile çıkıyor. 2016 yılında “Loving”, “Hidden Figures/Gizli Sayılar” gibi sevilen ve de ödül törenlerinde boy gösteren filmlerle karşılaştık.

Şimdi ise vizyona giren “Aşkın Krallığı” filmi yine benzer bir senaryo ile beyaz perdede. Filmin konusuna şöyle bir bakarsak; hikâye İkinci Dünya Savaşı sonrası 1947 yılında İngiltere’de başlıyor. Güney Afrika İngiliz Cape Kolonisinde yer alan Botsvana Krallığı’nın varisi ve Oxford Üniversitesi hukuk öğrencisi olan Seretse Khama (David Oyelowo) ile bir ofis çalışanı olan İngiliz Ruth William’ın (Rosamund Pike) ilişkilerine odaklanıyor. Bir partide tanışan çiftin ilişkisi kısa sürede evliliğe
ilerliyor. Ancak bu ırklar arası evlilik birçok sorunu gündeme getirirken işin içine ülkeler arası siyasi sorunlarda girmeye başlıyor.

Irkçılığın tarihteki yeri, ülkelerin tutumları, başta Avrupa olmak üzere tüm dünya tarafından Afrika kıtasının nasıl sömürüldüğü, emperyalizm gerçekliği tekrar gözler önüne seriliyor. Çok işlenmiş konular olsa da her seferinde hepimiz tekrar tekrar etkileniyoruz olaylardan. Belki de çok yakın tarih olmaları bizi daha çok üzüyor. Bireylerin gerçek görüntüleri, resimleri, röportajları da devreye girince bizi perdeye kilitliyor.

Aşkın Krallığı filmi akıllara benzer bir çalışma olan yine ırklar arası evliliği masaya yatıran 2016 yapımı “Loving”’i getiriyor. Loving ırklar arası evlilik sorunlarını işlerken ilk göze çarpan inandırıcı oyuncu seçimleri ve oyunculuk performanslarıydı. Ancak Aşkın Krallığı filmine baktığımızda oyuncu seçimleri ve performansları aynı şekilde inandırıcı mı? Şüphe götürür.

Şöyle düşünelim: Genç bir İngiliz kadın öyle bir aşk yaşıyor ki ailesine karşı çıkıyor, tüm tepkilere göğüs geriyor, ülkesini terk ediyor, siyasi bir savaşa giriyor. Karşısındaki veliaht ise tahtan vaz geçecek kadar kadına âşık oluyor. Peki bu duygu izleyiciye geçiyor mu? Kesinlikle hayır. Aşk var mı? Ne zaman kuvvetlendi? Nasıl bu noktalara gelindi? Hayret yaratıyor. Hele hele birlikte yaptıkları mücadele ise gerek senaryodaki boşluklar gerekse de oyunculuk açısından tam anlaşılamıyor.

Filmdeki en önemli nokta kadın karakterin senaryodaki ağırlığı. Loving filminden Ruth Negga ile Aşkın Krallığı filminden Rosamund Pike‘yi karşılaştırdığımızda. Ruth Negga bakınca gerçekten aşık, hırsları olan, istekleri olan, inatçı, idealist bir kadın görüyoruz. Yüz ifadesi, beden dili, bakışları ve tüm performansı ile bize mücadelesini hissettiriyor. Rosamund Pike ise bir aşk filmi değil sanki bir gerilim filmi içinde soğuk, duygusuz bir kadın imajı çiziyor. Ne “aşk” hissini ne “savaşını” ne de “korkularını” anlayamıyorsunuz. Bu hislerini hiç kavrayamadığımız kadına bir veliaht nasıl aşık olur ve de tahtından vazgeçer sorusu ile baş başa kalıyoruz.

Gelelim siyasi sorunlar, ülkeler arası problemler, sömürgecilik, insan hakları gibi konulara karşı bu çiftin dimdik ayakta durarak yaptığı savaşa. Öncelikle senaryo sanki biraz İngiliz bakış açısı ile ele alınıyor, detaylar tam anlaşılamıyor. Bunun yanı sıra olay örgüsündeki boşluklar, anlaşılmazlıklar, inandırıcılıktan uzak noktalar sizin hikayeye bağlamanızı engelliyor.

Özetle; Filmin yönetmenliğini “Belle” filminden hatırladığımız 1969 doğumlu Amma Asante yaparken, senaryo Guy Hibbert tarafından kaleme alınıyor. Senaryo; olay örgüsü, diyaloglar, karakterler tam olarak o günleri yaşamamıza yeterli gelmiyor. Keza oyunculuk seçimleri ve performansları da öyle.

Bunlara rağmen görüntü yönetmeninin gerek Afrika gerekse de İngiltere’deki seçimleri hayranlık uyandırıyor. Saç, makyaj, kostüm dönemi yansıtırken sanat yönetmeninin ve tüm tasarım ekibinin çalışması dikkat çekiyor. Müzik seçimleri, partiler, danslar ise filme ayrı bir sanatsal keyif katan öğeler.

Filmin son karelerinde karakterlerin gerçek görüntüleri ile tarihsel olaylara yolculuk yapmayı sağlıyor. Gerçek bir hikâye ve Afrika görüntüleri sevenlere keyifli seyirler.