Artık Trabzon'un da bir film festivali var... - Kültür Sanat
21℃
İstanbul
26 Eylül 2017
Şehirler festivalleriyle güzel...

Artık Trabzon'un da bir film festivali var...

Bağımsız sinema yazarı Mehmet Erdugan, bu yıl ilk kez düzenlenen Trabzon Uluslararası Film Festivali'ni değerlendirdi.

Kültür Sanat
Artık Trabzon'un da bir film festivali var...

Şehirlerin festivalleri ile daha güzel olduğunu belrten Erdugan, festivalin markalaşması için önemli öneri ve tespitlerde bulundu.

İşte Erdugan'ın o değerlendirmeleri...

Artık Trabzon'un da bir film festivali var

Trabzon Uluslararası Film Festivali’nde Yarışan Filmler "TUFFEST ve Altın Kemençe Ödülleri" İçin Geri Sayıma Başladı!

Bu sene 16-26 Ağustos 2017 tarihleri arasında spor ve gençlik temasıyla ilk defa düzenlenen Trabzon Uluslararası Film Festivali'nin İstanbul'da yapılan görkemli lansman toplantısından sonra aldığım davet ile hem Karadeniz havasını içime çekmek, hem de festivali sıcağı sıcağına takip ederek organizasyonu yerinde gözlemlemek için Trabzon'daydım.

Grand Cevahir Otel'de yapılan lansman gecesinde Festival Yürütme ve İstanbul Trabzon Federasyonu Başkanı Dursun Çağlayan'ın "Antalya'dan daha iyisini yapacağız" şeklindeki iddialı göndermesi üzerine meraklı bir beklenti içinde gittiğimi söylemeliyim.

Bu iddialı söylemle ilgili bu sene için herhangi bir yorum yapmayacağım. Zira sıfırdan bir şey yapmak, festival düzenlemek meşakkatli bir iş, markalaşma da zaman isteyen bir süreçtir. Zaten festival komitesinin kendisine koyduğu hedef de önümüzdeki seneydi. Fakat gelecek sene bu hedefe ulaşabilmeleri için naçizane görüşlerimi ve önerilerimi şimdiden söylemiş ve aktarmış olayım:

- Öncelikle lansman gecesinden yola çıkarak söylemeliyim ki yerel yönetimlerin, siyasi iradelerin yönlendirmesiyle, baskısıyla bir festivalin kimlik kazanamayacağı artık bilinen bir gerçek. Bir festival kesinlikle bağımsız olmalı. Siyasi iradelerin boy gösterdiği bir ortamdan ziyade sanatçıların ve halkın bir araya gelerek birbirilerine ulaşabildiği bir alan sağlamalı.

- Bu sene Antalya Film Festivali'nin ulusal yarışma kategorisini kaldırdığı açıklamasını fırsata çevirerek yönetmenlerin filmlerini göndermek için öncelikli tercih edeceği bir festivale doğru ilerlemeye yönelik gündem oluşturmaya ihtiyacı var.

- Filmlerin ilk gösterimlerini Trabzon'da yaparak diğer festivallere ve dünya pazarına bu festivalden çıkması için gerekli koşul ve zemini sağlamayı tercih edebilir.

- Uluslararası ibareli bir festivalin yurtdışından davet edilen sanatçı/yorumcularla programını zenginleştirmesi göz ardı edilmemeli. Eğer böyle bir organizasyon sağlanılmayacaksa uluslararası ifadesinin tercih edilmemesi daha doğru olacaktır.

- Festival demek ekip işi demektir. Sadece bir kaç kişinin pek çok şeyi koordine etmesini beklemek doğru bir yaklaşım değil. Sağlıklı bir koordinasyon için yeterli ekip oluşturulmalı, eşit görev dağılımı yapılmalı, ve festival sürecindeki tüm koordinasyonlar için yeterli kaynak bulundurulmalı.

- Festivalin görünürlüğü için haber servislerini düzenli yapan bir ekiple çalışılmalı.

- Sinema yazarları ve basın kontenjanı daha geniş tutulmalı. Eğer festival komitesi yaptığı işe güveniyorsa basını davet etmekten korkmamalı.

- Festivallerin başarısının ölçümü, sona erdikten aylar ve hatta yıllar sonra, şehirde ve insanlarında ve hitap ettiği kitlede ve piyasada bıraktığı izlerle ortaya çıkar. Bu anlamda TUFFEST olarak festivalin yapıldığı coğrafyaya mutlaka katkı sağlamalı, ardında uzun vadeli faydalar bırakmalıdır.

Nihayetinde şehirler festivalleriyle daha güzel. TUFFEST ekibi de zorlu bir işin altına girerek Trabzon'a bir film festivalini kazandırdılar. Dilerim daha nice uzun yıllar yükselen bir ivmeyle sinemayı bulunduğu coğrafya ile buluşturmaya devam eder.