AK Partili Muhammet Balta Pakistan krizini değerlendirdi/ Özel röportaj - Röportaj
21℃
İstanbul
26 Eylül 2017
Aynı partiden bir Başbakan atanabilir!

AK Partili Muhammet Balta Pakistan krizini değerlendirdi/ Özel röportaj

SuperHaber’den Arzu Erdoğral’a konuşan AK Parti Milletvekili Muhammet Balta, Türkiye’nin her zaman Pakistan’ın yanında olduğunu vurguladı.

Röportaj
AK Partili Muhammet Balta Pakistan krizini değerlendirdi/ Özel röportaj

Pakistan’ın seçilmiş Başbakanı Navaz Şerif, Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile daha doğrusu yargı darbesi ile görevinden azledildi. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Türkiye-Pakistan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Muhammet Balta, Pakistan ve Türkiye’nin iki kardeş ülke olduğuna dikkat çekerek “bizim temennimiz, düşüncemiz Pakistan halkının ve orada mevcut olan siyasi istikrarın huzurun ve güvenliğin devam etmesidir” dedi.

PAKİSTAN TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ KARDEŞ ÜLKELERİNDEN BİRİ…

-Biliyorsunuz Pakistan'ın seçilmiş Başbakanı Navaz Şerif Anayasa mahkemesini kararı ile daha doğrusu yargı darbesiyle görevinden azledildi. Bu konu hakkında neler söylersiniz?

Pakistan ve Türkiye iki kardeş ülke. Bizim isteğimiz, temennimiz ve düşüncemiz Pakistan'da mevcut huzurun, güvenin, beraberliğin, kardeşliğin daim olmasıdır. Pakistan'ın zengin olması, daha ileriye gitmesidir. Huzur ve istikrarın sağlanmasıdır. Pakistan’da Anayasa Mahkemesi kendi içinde bir karar vermiş. Bundan sonraki süreçte gönül ister ki bu huzurun devam etsin. Çünkü Pakistan, 200 milyona yakın bir nüfusla beraber Türkiye'nin en önemli kardeş ülkelerinden bir tanesi. Birinci sırada diyebilirim. Bu çok önemli. Bu ülkede bizim elbette isteğimiz, 80 milyon olarak da birlik ve bütünlük içerisinde kalıcı istikrarın sağlanması. Biz böyle arzu ederiz. İnşallah mevcut olan istikrara bu durum zarar vermez. Bizim temennimiz budur.

maxresdefault

TEMENNİMİZ BU OLAYLAR İSTİKRARA ZARAR VERMESİN

-15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye'ye destek veren ilk ülke Pakistan olmuştu. Aynı zamanda da FETÖ'nün okullarını kapatmıştı Navaz Şerif. Burada bir takım gizli odakların devrede olduğu ve bir yargı darbesi olduğu söyleniyor. Birde Katar konusunda Suudi Arabistan'ın ültimatom vermesi durumu sözkonusu. Bu bağlamda, Pakistan'dan kim ne istiyor?

Sadece Pakistan değil dünyada özelikle İslam ülkelerinde farklı planları olan ülkeler elbette var Türkiye'de olduğu gibi. Ama ben burada Pakistan ile alakalı daha olay sıcak. Bu değerlendirmeleri önümüzdeki günlerde bazı gelişmelere bakıp ondan sonra yapmamız lazım. Şu anda çok erken. Az önce de ifade ettiğim gibi bizim temennimiz, düşüncemiz Pakistan halkının ve orada mevcut olan siyasi istikrarın huzurun ve güvenliğin devam etmesidir. Bu olayların istikrara zarar vermemesidir. Temennimiz bu. Ama gelişen süreç içerisinde olayları değerlendiririz.

AYNI PARTİDEN BİR BAŞBAKAN ATANABİLİR

-Navaz Şerif döneminde Pakistan ekonomisi son 10 yılın en hızlı büyümesine ulaştı. Bu manada da ülkenin istikrarsızlığa sürükleneceği söyleniyor. Bununla ilgili söyleyeceğiniz ne olur?

Yaptığımız görüşmelerde Sayın Navaz Şerif görevden alındı ama sonuçta aynı parti içerisinden inşallah bir Başbakan atanacağı düşünülüyor. Tekrar ediyorum isteğimiz istikrar ve güvenin kardeş ülke Pakistan'da devam etmesidir. Devam etmesi içinde bizim elimizden geleni yapmamız lazım. Bunlarda yapılıyor.

PAKİSTAN HER ZAMAN TÜRKİYE’NİN YANINDAYDI

-Sizin de dediğiniz gibi birçok ülke küresel güçlerin hedefi haline gelebiliyor. Bunu 15 Temmuz darbesinde gördük. Pakistan İslam dünyasında nükleer silaha sahip tek ülke. Bu noktada Pakistan'ın nükleer silaha sahip olması onu önemli kılıyor diyebilir miyiz? Öte yandan yaşananları 17-25 Aralık kumpasına benzetenler de var…

Doğrudur aynen öyle katılıyorum. Nükleer silaha sahip olan tek İslam ülkesi Pakistan. Özelikle Türkiye'nin kardeş ülkesi. Her zaman Kurtuluş savaşında olsun Kıbrıs barış harekatında olsun 15 Temmuz'da olsun Türkiye'nin en sıkıntılı dönemlerinde kardeş ülke Pakistan'ın desteğini kardeşliğini yanımızda gördük. Bunlar önemli. Az önce sizin ifade ettiğiniz şeylerde çok önemli. Ama tekrar ediyorum. Burada temkinli ve soğuk kanlı olmak lazım. Önemli olan Pakistan'ın istikrarıdır. Ben şu ana kadar gelişmelerde sükûnet ve sağduyunun hakim olduğunu görüyorum. Temenni ediyoruz ki sağduyulu bir şekilde bu sıkıntıda ortadan kalkar. Kalkınan ve gelişen Pakistan'ında daha ileriye gitmesi ve zenginleşmesini temenni ediyoruz.

İSLAM ÜLKELERİ BU BEDELİ ÖDEMEZLER

-Son olarak şunu sormak istiyorum. Pakistan'ın FETÖ'sü olarak görülen Tahir-ül Kadri’nin bu olayın arkasında olduğu belirtiliyor. Her ülkede FETÖ yapılanmasına benzer örgütleri görebiliyoruz. Bu yapılanmalara karşı ne yapılması gerekir?

Etrafımızdaki kardeş ülkelerin, Müslüman ülkelerin FETÖ ile ilgili araştırma yapmasına gerek yok. Türkiye'yi örnek alırsalar bedel ödemiş, 250 şehit vermiş 2000'in üzerinde gazisi olan ve kendi silahlarıyla ve asker elbisesi altına girip de o teröristlerin Türkiye'de yaptıkları var. Tamamen bir bölme, parçalama, bir işgal hareketi Türkiye üzerinde yapıldı. Diğer ülkelerinde özellikle Türkiye'yi örnek almaları lazım. Bedel ödemeden bu tür sinsi faaliyetleri engellemeleri lazım.

Diğer ülkeleri görüyoruz. Türkiye'yi örnek alarak FETÖ'nün okullarının kapatıldığını, bu konuda hem emniyet yönünden hem yaptıkları çalışmaları görüyoruz. Bunu artırarak devam ettirmek lazım. Türkiye'de 40 yılda sinsice yapılanan terör örgütü diğer dünya ülkelerinde de yapılanmak isteniyor. Ama bun gören özelikle kardeş ülkelerimiz önlemlerini aldılar. Pakistan'da bunlardan bir tanesi. İnşallah biz bedel ödedik. Bizim kardeşlerimiz İslam ülkeleri bu bedeli ödemezler.