AB çöktü de, ne dirilecek? - Hüseyin Kaya
Hüseyin Kaya
Hüseyin Kaya

AB çöktü de, ne dirilecek?

AB çöktü de, ne dirilecek?

Yazarlar

İngiltere'nin AB’den çıkıp çıkmamasına ilişkin referandum sonucu belli oldu.

İngiltere artık AB üyesi değil.

Bu ne anlama geliyor?

Elbetteki AB’nin çöküşe geçtiği çok açık.

Bundan sonra ne olacağı daha önemli.

Canı sıkılan yeryüzü ağaları büyük bir savaşa hazırlanmaya çalışıyorlar.

Avrupa Birliği 1.ve 2.Dünya savaşı ve öncesinde yapılan ve yüz milyon insanın ölümüne sebep olan çılgınlığı önlemenin projesiydi.

Ancak bu kadar sürebildi.

İngiltere zamanın dolduğunu erkenden kavrayıp dünyanın “yeni dehşet”ine hazırlık yapmak istedi.

Avrupa Birliği'nin meydana getirdiği karışıklık İngiliz yapısını yeterince zorlamıştı.

Dünyanın geldiği duruma karşı pozisyonunu değiştirmiş oldu.

Bu karar belkide örtülü olarak Almanya ve Fransanın da razı olduğu bir sonuçtur.

Bu referandum sonuçlarına göre belirlenen yöntem diğer devletler tarafından sürdürülecektir.

Bilimsel gelişmenin 4.evresini yaşayan dünya herşeyi kontrol etme arzusuyla kontrolü kaybetmek üzere olduğunu fark etti.

Dünyayı çekip çevirme konusundaki “güçlü çözüm”, inanılmaz bir soruna dönüşmektedir.

Bu fark edildi.

İngiltere kartları yeniden karmak isteyecektir.

Bu sefer çok uzaklardaki devletler ehemmiyet kazanacaktır sanırım.

Çin ve Hindistan hatta Asya kökenli anlayış bir politik felsefenin temelini oluşturabilecektir.

Avrupa bir güvensizler ülkesine dönüşürse şaşırmamak gerek.

Düzeni sağlam olanların çokça rahatsız olabileceği bir süreç bekliyor insanlığı.

Dünya silahsızlanmayı beceremeyecek olursa yeni bir dünya savaşı kapıda beklemektedir.

Beklenmedik politik tutumlara hazır olmalı derim.

Bu açıdan yeterince hazır olmadığımız bu sürece hızlıca bir tutum belirlemek zorundayız.

Türkiye,yeterince güçlü olmasada tarihsel karizmasıyla bir avantaj sağlayabilir.Bunun somut göstergeleri mevcuttur.

Belki ayrı bir konu ama bugün itibariyle Türkiye İsraille uzun süredir sürdürdüğü görüşmeleri anlaşmayla sonlandırdı.

Ayrıntıları çok net olmasa da artık bir normalleşme sürecinden bahsedebiliriz.

Bazı zorunluluklar anlaşmanın ana sebebidir elbette.

Şartları ne olursa olsun anlaşmanın uzun sürmeyeceğini bilmek sürecin en önemli unsuru olarak kalcaktır.

Sahiciliği baştan sorgulanacak bir anlaşma olması bu sürecin talihsizliği olacaktır.

İsrail varlığını sürdürme konusundaki gideremeyeceği korkusundan ancak Türkiye'ye sadakatle kurtulabilirim şeklince bir gerçeğe ulaşana kadar sözünden caymaya devam edecektir.

Bu İsrailin politik-felsefi-itikati tutumudur.

Ez Cümle düşünülen her ihtimalin dışındaki ihtimal yeryüzünü daha fazla şekillendirecektir.

Belki hazırılıksız sabrımız, bu düşünülmeyen ihtimale denk düşecektir.

Bütün dünyanın güveneceği ülke olmanın yolunu açıklayabiliriz.

Kendimize güvenirsek eğer.