11℃
İstanbul
30 Mart 2017
Oral Çalışlar yeni kitabını Sayım Çınar'a anlattı

Önemli bir aydın, önemli bir değer: Hüseyin Nesimi

Oral Çalışlar, Serpil Çalışlar Ekici ile son derece önemli bir çalışmaya imza attı; "Sahib Zuhur / Hüseyin Nesimi: 1915 Tehcirinde Öldürülen Lice Kaymakamı"... Oral Çalışlar bu müthiş tarihsel kaynağı, Sayım Çınar ile konuştu.

Kültür Sanat
Önemli bir aydın, önemli bir değer: Hüseyin Nesimi

Sayım Çınar / sayimcinar@superonline.com

Galatasaray Lisesi ve Mülkiye mezunu Giritli Hüseyin Nesimi, bir Osmanlı aydını ve bürokratıdır.

1915 Ermeni tehciri sırasında Lice kaymakamıdır. Ermenilere yönelik insanlık dışı uygulamalara karşı çıktığı için Diyarbakır valisi Dr. Reşid’in emriyle öldürülür; çevre halkı tarafından öldürüldüğü yere gömülür. Mezar kalıntıları Diyarbakır Lice karayolu üzerinde, Kocaköy ilçesi yakınlarındadır.

060120171001222782440_3.jpg

- Burası hâlâ “Tirba Qeymeqam” (Kaymakam mezarı) olarak anılıyor. Hüseyin Nesimi'nin hayatını yazmaya nasıl karar verdiniz?

Tarık Ziya Ekinci'nin "Lice'den Paris'e Anılarım" kitabında ismini vermeden Lice Kaymakamının Ermeni katliamına karşı çıktığı için öldürüldüğü ve Lice Diyarbakır yolu üzerinde, öldürüldüğü yere gömüldüğünü ve mekanın "Tırba Qeymeqam" olarak anıldığını yazmıştı.

Ben de Radikal'deki köşemde, bu anıdan söz ettim. Bir e-mail aldım. Kaymakamın adının Hüseyin Nesimi ve oğlunun da tanınmış yazar Abidin Nesimi olduğunu yazıyordu. Oğul Abidin Nesimi'nin, "Yılların İçinden" başlıklı anılarında babasının nasıl öldürüldüğü anlatılıyordu.

Gazeteci ve araştırmacı merakımla, öykünün peşine düştüm. 2012 Newroz'unda Diyarbakır'a gittim. Mezarın hala yerinde durup durmadığını öğrenmek istiyordum. Şeyhmus Diken'e telefon ettim. Şeyhmus, Nesimi'nin öldürüldüğü yer olan Kocaköy ilçesinin belediye başkanı Remzi Çali'yi aradı. Mezarın kalıntılarının hala bulunduğunu öğrendik. Newroz kutlamalarının ardından Mıgırdıç Margosyan'ın da bulunduğu bir ekiple Kocaköy'e gittik. Kalıntıları bulduk. Radikal'e bu süreci de anlatan bir yazı yazdım.

060120171006212780641_3.jpg

Hüseyin Nesimi'nin torunlarını buldum. İşadamı Hüseyin Nesimi Fatinoğlu ve Ali Fatinoğlu. Sahib Zuhur kitabı olduğunu sonradan öğrendiğimiz bir kitap vardı ellerinde.

Kitabı okuyup içindekileri anlaması için kız kardeşim Serpil Çalışlar Ekici'ye verdim.

060120171001112780405_3.jpg

* “Eski Türkçe harflerle yazılmış, ağır bir Osmanlıca olan dili bugüne uyarlamak o kadar kolay değildi.”

- Kitabın hazırlık süreci nasıl geçti?

Serpil kitabı okudu. 1913 yılında yazıldığını, dönemin sorunlarını ele aldığını ve çözüm yollarını tartıştığını söyledi. Bu kitabın günümüzde de anlamı olduğuna dikkat çekti. Eski Türkçe harflerle yazılmış, ağır bir Osmanlıca olan dili bugüne uyarlamak o kadar kolay değildi. Bazı bölümleri çevirdi, aramızda okuyup tartıştık.

- Serpil Çalışlar Ekici'yle hazırlık süreci nasıl geçti?

Serpil'le birlikte kitabı yayına hazırlamaya karar verdik. Düşüncemizi Everest Yayınları editörü Cem İleri'ye açtık. Kitabın günümüze kazandırılması gerektiğini söyledi. Serpil bunun üzerine iki yıl süren ağır bir çalışmaya koyuldu. Kitabın güncel olaylara daha yakın olanlarını seçti, onları yeni dile uyarladı.

060120171001372784795_3.jpg

- Arka kapakta "Osmanlı’nın Batı ile çelişkilerini okuduğunuzda güncel gerilimlere çok benzeyen görüşlerle yüz yüze geleceksiniz." diyorsunuz. Açar mısınız?

Türkiye'nin bugün Avrupa Birliği'yla yaşadığı sorunlara benzer sorunların -tabii farklı tarihi koşullarda- o dönemde de yaşandığını kitapta görebiliyoruz. Nesimi, bir yandan Batı uygarlığının önemine, evrenselliğine dikkat çekiyor, bir yandan da Hıristiyan Batı'nın Müslüman Osmanlı'ya, dost olmayan yıkıcı siyasetlerine eleştiriler yöneltiyor. Batı, Osmanlı'yı kendi uygarlığının dışında görüyor. Küçümsüyor. Dışlıyor.

- Ermeni meselesini ne kadar doğru tartışıyoruz?

1915 acı bir tarihi dönem. İttihat Terakki'nin dağılan Osmanlı'yı kurtarma telaşı içine girdiği bu dönemin kurbanı Ermeniler oluyor. Birinci Dünya Savaşı'nın karanlığı içinde yüzbinlerce Osmanlı yurttaşı Ermeni, bir kararla göçe zorlanıyor. Yollarda, toplanma yerlerinde yüzbinler yaşamını yitiriyor.

Bu mesele on yıllarca kapalı kaldı. Tartışmadık, konuşmadık. Yıllar sonra Hrant Dink çıktı ve kutuyu açtı. Ondan çok şey öğrendik. Konuşmaya başladık. Hrant'ı kaybettik.

Lice Kaymakamı Hüseyin Nesimi de bu acı tarihin kurbanı. Zulme direnen vicdanlı bir Osmanlı bürokratı. Bu kitabı onun gibi insanların yaptıkları karanlıkta kalmasın diye hazırladık. O günleri araştırmak, öğrenmek isteyenlere bir katkıda bulunalım istedik.

- Dinin doğru ahlakını ortaya çıkarmalı diyor Nesimi, yenilikçi bir bakış açısı var inanca. Nasıl sonuçlar elde ettiniz çalışmalarınızdan?

Nesimi dindar. Dini inançlarına bağlı. Öte yandan o dönemde din adına uygulanan ve yapılanları doğru bulmuyor. Dini inançların zaman içinde hurafelerle birbirine karıştığı, geleneklerin dine egemen olduğu eleştirilerini dile getiriyor. Dinin özüne dönmekten söz ediyor.

- Dili günümüze uyarlamak zor olmuş olmalı.

Çok ağır bir dili vardı kitabın. Esas yük Serpil'in sırtındaydı. Önce eski Türkçe'den Latin harflerine çevirdi, sonra günümüz Türkçesine. Aylar sürdü bu çalışma. Sonra ben de yeniden okuyup bir kez daha sadeleştirdim. Ama asıl emek Serpil'indi.

* “Giritli Nesimi bir insane, bir aydın.”

- Oral Çalışlar olarak Giritli Nesimi'ye baktığınızda ne görüyorsunuz?

Bir insan. Bir aydın. Ülkenin dertleriyle dertlenen bir bürokrat. Sonunda hak hukuk uğruna, ötekinin yaşamını korumak için hayatını ortaya koyan bir kahraman. Öldürülüyor, ailesi ortada kalıyor. Kimse mezarına bile sahip çıkamıyor. İşte bu kitap onun iade-i itibarıdır. Önünde saygıyla eğilmek için bir vesiledir.

- Oral Çalışlar’ın birlikte durduğu kimi isimler vardı, şimdi geriye dönüp baktığınızda eski dostlardan kimler var yanınızda ideolojik olarak?

Hayat akıp gidiyor. Ben dün de, bugün de, "öteki"nin, dışlananın, horlananın yanında durmayı sürdürdüm, sürdürüyorum. Kürt'ün, Ermeni'nin, Alevi'nin, başörtülü kadının, bilumum haksızlığa uğrayanın hakkını aradım. Bugün de aynı yerdeyim.

Türkiye, çok ağır çalkantılardan ve alt üst oluşlardan geçiyor. Özgürlüğe, demokrasiye, hakka hukuka daha özen göstermemiz gerekiyor. Ciddi sorunlar yaşıyoruz. Darbeyle, örgütle ilgisi olmayan gazeteci meslektaşlarımız tutuklu. HDP yöneticileri tutuklu. Bir an önce yargı önüne çıkarılmalarını ve özgürlüklerine kavuşmalarını diliyorum.

* “Posta’da olmaktan memnunum.”

- Posta gazetesine alışabildiniz mi?nOkurlarınızdan nasıl tepki alıyorsunuz?

Posta, geniş okuyucu kitlesine sahip bir gazete. Daha popüler konuları ele alıyor. Daha sade bir dil kullanıyor. Ben de gazetemin bu çizgisine uygun bir tarz kullanıyorum. Memnunum. Olumlu tepkiler alıyorum.

060120171001502780466_3.jpg