Berlin: Rüya şehir - Seyahat
17℃
İstanbul
27 Mayıs 2017

Berlin: Rüya şehir

Sayım Çınar'ın seyahat notları...

Seyahat
Berlin: Rüya şehir

Son dönem duraklarımdan biri Berlin’di. Ulaştığım yerden çok, yolda olma fikri beni oldum olası heyecanlandırmıştır. Berlin gezimde de bu durum değişmedi; yine gördüklerimden fazlasını hatırladım ve yine hatırladıklarımdan çoğunu gördüm.

Berlin’e uzun süredir gider gelirim. Bu sefer yanımda meraklı bir arkadaşım da vardı, onunla şehri yeni baştan keşfettik adeta. Ne kadar giderseniz gidin, her defasında yeni şeyler bulabildiğiniz bir şehir burası. Berlin insanoğlunun hikâyesinde önemli bir başkenttir. Bu konuda birçok yazı yazdım. Yalnızca yaşadığı travmalarla, geçmişiyle, mimarisi ve sanatıyla değil, aldığı göçlerle Avrupa’nın da önemli bir merkezi, güçlü bir bağı aynı zamanda. Her gidişimde büyük heyecan duymanın bir sebebi de budur belki; Avrupa’yı böylesi bir şehirde yaşama hali.

221120161355132052235_3.jpg

"Ich bin ein Berliner!"

Berlin’de Berlinli gibi hissetmek çok kolay. Şehir ziyaretçisini ilk günden kucaklıyor, sarmalıyor. Bonkör bir şehir, güzelliklerini ilk günden gösteriyor. Duvar yıkıldıktan sonra yaşanan sürecin önemini de düşününce Doğu ve Batı Almanya’ya daha farklı bir gözle bakabiliyorsunuz. Duvarın yıkılması başlı başına bir sanat eseri haline getirmiş şehri. Her zerresinde, adım adım gezdiğiniz her yerde yaşan bir sanat var Berlin’de. Sürekli bir devinim ve hareketin olduğu şehirde bisikletle gezen, yürüyen insanların kargaşadan uzak halini görmemek imkânsız. Berlin’de insanın kendine ait bir dünyası var sanki.

Bu defa seyahat güncemi Twitter’da tuttum Berlin’de. Birçok kez insanı özgürleştiren, derinlikli şehirlerin ilgimi çektiğini yazmıştım. Berlin’in her köşesinde şu duygu yakalıyor insanı; “Tam da olmam gereken yerde, olmam gereken zamandayım.”

Yemekler tam olması gerektiği gibi, kahve her zaman güzel, servis her zaman iyi. Hizmette kalite ve insana saygı taşlarına işlemiş burada. Hal böyle olunca insan kendini Berlin’de her şeyi hakkını vererek yapmak ve yaşamak durumunda hissediyor. Ne Frankfurt’un karmaşası, ne Münih’in soğuk mimarisi var Berlin’de. İnsan ruhu katılmış bir şehirden bahsediyoruz.

221120161355522059596_3.jpg

Seyahatim sırasında tanıştığım insanlarla yaptığımız sohbetlerde en çok karşılaştığım soru şüphesiz Türkiye’deki ifade özgürlüğüne yönelik oldu. Tarihinde yaşadığı trajedilere rağmen kendini yeni baştan kurmuş olan şehrin yerlisi dünyada olup biteni kaygıyla izlemekten, tartışmaktan da geri durmuyor.

Sonbaharda yaprakların çıtırtısı eşliğinde Berlin’i yaşamak, sarı yollarda saatlerce yürümek ruhu dinginleştiriyor. Nehirlerin, kanalların, parkların şehri Berlin’de kaybolmak başlı başına bir zevk haline dönüşüyor. Bir kaçamak peşindeyseniz eğer, bir başına kalmaya ihtiyacınız varsa Berlin en doğru adres. Gezginler için Berlin büyülü bir şehir.

Tüm milletlerin buluştuğu bir şehir olan Berlin bu anlamda kozmopolit bir yapıya da sahip. Almanya’nın farklı şehirlerinde bulundum. Bu farklı yerlerdeki gözlemlerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki Berlin çok daha dostane insanlara sahip. Bu da yine farklı milletlerin bir arada olmasından, birlikte yaşamasından ileri geliyor sanırım.

221120161356102056546_3.jpg

Dünya mutfağını keşfetmek isteyen lezzet avcıları için de Berlin muazzam bir yer olarak kendini gösteriyor. Türk, Asya, Çin, Japon, Vietnam mutfakları çok geniş ve gelişmiş durumda. Üstelik kişi başı 10 Euro gibi bir fiyat ile kaliteden ödün vermeyen şeflerin elinden çıkmış müthiş yemekler yiyebiliyorsunuz. Lezzetli yemek bulmak, burada hiç zor değil.

Şehri öğrenmek çok kolay değil ilk anda ama serüvenin kendisi çok eğlenceli. Aynı şehirde birçok farklı duyguyu yaşayabiliyor, yaşam kültürüyle birbirinden farklılaşmış yerleri görebiliyorsunuz. Alexanderplatz’dan başlayınca şehri gezmek çok kolay. Berlin’in başkent olması için çalışan önemli bir devlet adamı olan Bismarck’ın, ismini pek çok yerde görebiliyorsunuz. Turist olarak bulunuyorsanız şehirde, keşfedeceğiniz çok şey bulabileceğinizi söyleyebilirim. Ama özellikle Bergama Müzesi, Alman İmparatorluğu’nun ilk parlamentosu olan Reichstag için inşa edilmiş olan Almanya Parlamento Binası (Reichstag) ve başta KaDeWe olmak üzere alışveriş merkezleri mutlaka görülmesi gereken yerler listenizde olmalı. Şehirdeki Film Müzesi ve Yahudi Müzesi de görülmeye değer yerlerden birkaçı. Gece eğlencesi de şüphesiz çok fazla. Ancak ziyaretçilere önerim özellikle günü, gündüzü, ışığı iyi değerlendirmeleri yönünde olacaktır. Size önerilenlerin haricinde kendiniz keşfederseniz daha mutlu olacaksınız bu şehirde. Bırakın şehir sizi sürüklesin. Görebildiğiniz kadar yer görün, keşfedin. Siz ne kadar isterseniz o kadar veren bir şehir.

221120161355242053978_3.jpg

Berlin’in en güzel tarafı daha önce de belirttiğim gibi çeşitlilik. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Berlin’de de Türk yerleşkesi oldukça fazla. Alman Hükümeti’nin tüm herkese eşit yaklaşan ve aynı hakları tanıyan politikaları nedeniyle de Türkçe’yi havaalanındaki anonslardan toplu taşıma kiosklarına kadar şehrin her noktasında görmeniz, işitmeniz mümkün. Bu arada toplu taşıma ile seyahat etmek isteyenlere 5-7 günlük toplu taşıma kartı almalarını öneririm. Hem ekonomik olduğunu hem de ulaşımınızı kolaylaştırdığını söyleyebilirim.

Berlin’e turistik, ekonomik ve bir o kadar da kaliteli bir seyahat yapmak isteyenler için konaklama konusunda Leonardo Hotel Berlin’i tavsiye edebilirim. Potsdamer Platz ve Alexanderplatz'a doğrudan ulaşım sağlayan Bismarckstrase Metro İstasyonu'na 100 metre uzaklıktaki bu otel Tegel Havaalanı'na giden otobüslere de 3 dakikalık yürüme mesafesinde yer almaktadır. Berlin'in Charlottenburg bölgesinde, Berlin Sergi Merkezi ve Kurfürstendamm alışveriş caddesi arasında kalan bu seçkin otel, şehre adapte olmanız için de oldukça güzel bir atmosfer sağlamaktadır.

221120161356242059675_3.jpg

Seyahatinize eşlik eden yol müzikleri de kuşkusuz bir gezginin göz ardı edemeyeceği bir konu. Melodilerin gücüne önem veririm. Berlin’de bulunduğum süre boyunca müziğimi de eksik etmedim kulağımdan. BeeGees, Coldplay, Pink Floyd, Postcards ve James Blunt müzikleriyle bana eşlik eden müzisyenler oldu bu yolculuğumda. Kulağımda sürekli onların melodileri vardı. Berlin muhalif duygular yüklüyor insanın ruhuna.

Sayım Çınar / SuperHaber

sayimcinar@gmail.com

221120161356522055655_3.jpg