17 tane hayal kırıklığı - Hasan Begdili
Hasan Begdili
Hasan Begdili

17 tane hayal kırıklığı

Yazarlar

4 büyük kulüp olarak nitelendirilen Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un şu an borcu 7.1 milyar lira.

Görünüyor ki, parası olmamasına rağmen kulüpler sürekli borca girerek transfer yapıyor. Bu sebeple ligde büyük takımların yöneticileri istenilen skorları alamayınca hakemle ilgili konuşuyorlar. Çünkü sezon sonu ligi zirvede tamamlayıp Şampiyonlar Ligi’nden gelecek payı almak, kulüpleri borçtan çıkarmayacaksa da Finansal Fair-Play açısından biraz rahatlatacak.

Kaybetmek geliştirici olabilir...

Hayata nereden bakarsak yeşil sahaya da oradan bakarız. Sosyal hayatımızda yenilgiyi, hüsranı kabullenmez yapımız sahada da kendini gösteriyor. Halbuki, futbol yapısı gereği 1 takımın şampiyon olduğu bir oyun. Bu diğer takımların başarısız olduğunu göstermez. Ancak endüstriyel bir oyuna dönüşen futbolda, başarı nasıl kupa ile ölçülüyorsa, sosyal yaşantımızda da kazanılan para ile paralel olarak ölçülüyor.

Aslında bu oyuna şöyle de bakılabilir: Saha içinde hayret verici bir dönüşüm içinde ve bazı takımlar futbolun oynanabilirliğini değiştiriyorlar. Biz bu değişime nasıl katkı da bulunabiliriz, diye sorulabilir ve oyuna kendi değerimizi katabiliriz, denilebilir.

Rekabetçi yapı, kupa kazanamayan takımları başarısız olarak nitelendiriyor ve onları para harcamaya sevk ediyor. Zaten Finansal Fair-Play denilen “canavar” tam da bu noktada devreye giriyor ve takımları parası olduğu ölçüde harcamaya sevk ediyor.

Son yıllarda kupa kazanmadığı için eleştirilen Arsene Wenger, “Benim için sporun güzelliği şu: Herkes kazanmak istiyor, fakat sonunda sadece biri kazanacak. Bütün takımların başına birer milyarder koysanız bir tane şampiyon olacak, 19 tane hayal kırıklığı…

Türkiye’de ise takımların başında milyarder olmamasına rağmen kötü yönetim, sürekli teknik direktör değişimleri ve yanlış transfer politikalarıyla 17 tane hayal kırıklığı her sene yaşanıyor. Daha da kötüsü yaşanmaya devam edecek.

Taraftarların arzusu burada da belirleyici oluyor. Çünkü taraftarlar çoğu kez kulüplerin maddi yapısıyla ilgilenmiyor, takımında daha çok yıldız oyuncu görmek istiyor.

Netice itibariyle hayattaki, üzüntülerimizden, kayıplarımızdan ve hüsranlarımızdan edindiğimiz deneyimler bizim için çoğu kez geliştirici olabilir. Ancak futbolda kayba tahammülü olmayan futbolcu, yönetici, teknik adam ile taraftarlar kendileri ve kulüpleri için işleri daha da zorlaştırıyor.

Hayatta ve futbolda sadece kazanmanın olmadığını hepimizin hatırlaması dileğiyle…

  • Yorumlar